Bekir Yılmaz yazdı: "Sahte Gülüşler!"

Modern çağ her kolaylığı, her konforu ayağımıza getirirken içimizdeki sevgiyi, insani duyguları her geçen gün biraz daha yok ediyor. Böyle olunca da sahte gülüşler, sosyal ilişkilerindeki samimiyeti ve güven duygusunu zedeliyor.

Abone Ol

Samimiyetin yerini yapmacık davranışlar alıyor. Sosyal ilişkilerimiz, yüzeysel ve menfaat odaklı hale geliyor. Özellikle iş veya siyaset dünyasında, elde edilen makamların getirdiği "tapulu" tavırlar ve samimiyetten uzak, çıkar odaklı bir yaşam tarzına bürünüyor kendi kimliğimizden uzaklaşıp, “figüran” gibi yaşamaya başlıyoruz. Günlük hayatta sahte gülüşler ile karşılaşınca, samimiyetsizliğe, tutarsızlığa ve hayal kırıklığına uğruyoruz. Samimiyetsizlik ve ikiyüzlülük ile karşı karşıya kalıyoruz. İnsanların göründükleri gibi olmadıklarına veya çıkarları doğrultusunda davrandıklarına şahit oluyoruz. Hayatınızda çoğu zaman sizlerde samimiyetsiz, sahte gülüşlü bu ”figüran” tipli insanlarla karşılaşmışınızdır. Sahte gülüşlü insanlar, samimiyetsiz, zoraki gülümsemelerle gerçek duygularını, niyetlerini gizlerler maske takan bireyler olarak tanımlanırlar.

Etrafımızda sahte gülümseyen o kadar çok insan var ki. Kimi hoş görünmek istediğinden kimi mecburiyetten, kimi de yaranmaktan bu sahte gülüşler.

Galiba bu bir tür ayak uydurmadır zamana ve mekâna.
Farkında mısınız; gerçek gülüşler azaldıkça sahte gülüşler arttı.
Farkındayız ama naçar katlanıyoruz işte onlara.
İçten kahkahaların yerini sahte gülüşler aldı.

Hiçbiri gerçekten içten ve samimi gülümsemiyor.
Ya rol yapıyor, ya da karşısındaki ile iyi geçinmek için gülümsemeye çalışıyor.
Avusturya'da yapılan bir araştırma, zoraki tebessüm ve sahte gülücüklerin insanlar üzerinde ağır tahriplere yol açtığını ortaya çıkardı.
Salzburg İş Sağlığı Araştırma Dairesi Başkanı Sandra Kröll, sürekli gülücükler dağıtmaya çalışmanın stres ve depresyona neden olduğu gibi kalp ve kan dolaşım bozukluklarına yol açtığını söyledi. Sahte gülüşlerin yetişkinlerde daha belirgin hastalıklara yol açtığını anlatan Kröll, satıcıların gülme kurslarını uzatmaması veya hiç katılmaması gerekiyor. Uyarısında bulundu.
Araştırmanın yapılmasında ortak hareket eden bir elektronik cihazlar satış mağazasının sahibi Jürgen Grampp, çalışanlarımızı gülme kurslarına gönderiyorduk. Müşterilerimizin güler yüzlü çalışanlar tarafından karşılanmasını istiyorduk. Ancak gördük ki her insanın değişik doğal karakteri var ve bunun dışına çıkıldığı zaman rahatsızlıklar meydana geliyor. Artık çalışanlarımızdan zoraki tebessüm veya sahte gülücükler istemiyoruz. Sempatik olsunlar yeter? Dedi.(Basından)
Sıklıkla rastlarız buna. Kimi zaman zorlama olduğu o kadar bellidir bunun ki "ağabey canını yiyim yapma öyle" diyesi gelir insanın.
Sahte gülüş kullanım alanları çok yaygındır, ama gerçeğinden ayırmak pek zor değildir.
Karşımızdaki berbat bir espri yapmışsa, kırmamak için;
Karşımızdaki kendine göre komik, bize göre olmayan bir olayı anlatmışsa;
Karşımızdaki bir şaşkınlığını uluorta kahkahayla anlatıyorsa;
Mutlaka sahte bir gülümseme atılır.
Fakat sadece üç ifadesi vardır, ya dudaklar gerilir dişler görülmez, ya da dişler çok az gösterilir veya dişler tamamen görülür, ses çıkmaz.
Beden dilinden anlamak oldukça kolaydır, eğer birileri bunu yapıyorsa bilin ki kafasında bir tereddüdü vardır.
Ya da içi kan ağlayan birisinin diğer insanlara iç dünyasını belli etmemek için yaptığı eylem.
Aşağıdaki yazının yazarını bilmiyorum, çok hoşuma gittiği için sizlerle paylaşmak istedim.
"Sahte gülüşler nedir hiç bilmeseydik.
Küçüktüm sevmediniz.
Büyüdüm sevilmiyorum.
Büyüyeceğim sevilmeyeceğim.
Küçüklük Ne kadar güzeldi
Sevdiğin erkeği öp kaç.
Aşk Şarkıları dinlemek yok.!
Kutu Kutu pense oynarken ne kadar mutluyduk.
Saklambaçta birbirimizin yerini söylemeye çalışırdık.
Şimdi ise saklandığımız yeri kendimiz bile bulamıyoruz.
Düştüğümüzde dizlerimiz kanıyordu şimdi ise kalbimiz.
Reddedilme korkusu yoktu bir kez ağlasak bizim olurdu çünkü.!
Şimdi Günlerce ağlıyoruz ama bizim değil başkasının oluyor.
Salıncakta sallanırken her rengi aynı anda görebiliyorduk.
Aşk filmlerindeki en acı karakterlerle değil;
çizgi filmlerdeki en mutlu karakterlerle özleştiriyorduk kendimizi.
Büyümeseydik te hayat aynı kalsaydı kimse değişmeseydi.
A_B_C_D olan şıklara E eklenmeseydi
Muamma olmasaydı hep gülseydik.
- Sahte gülüşler nedir hiiiç bilmeseydik "
Bu yazıyı okuyunca biri beni durdursun büyümek istemiyorum ya da, beni çocukluğuma götürecek bir bilet istiyorum, gidişi olsun ama dönüşü olmasın diyenleriniz çıkarsa peki.
İşte o zaman sahte yapmacık gülüşleri bırakıp fabrika ayarlarımıza dönüp gerçek halimizle güleceğiz. Gerçek, içten ve samimi insanlarla karşılaşmak, sahtecilikten, yapmacıklıktan ve çıkarcı gülümsemelerden uzak kalmanız dileğiyle.

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-2652272791524659">