Kaşıkçı cinayeti 2'nci yılı geride bıraktı

Washington Post yazarı Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın, evlilik işlemleri için 2 Ekim 2018'de girdiği Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğunda öldürülmesinin üzerinden 2 yıl geçti.

DÜNYA 01.10.2020, 11:32
Kaşıkçı cinayeti 2'nci yılı geride bıraktı

Orta Doğu'nun en etkin gazetecilerinden biri olarak bilinen Washington Post yazarı Cemal Kaşıkçı'nın, evlilik işlemleri için gittiği Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğundan bir daha çıkmaması ve sonrasında öldürüldüğünün anlaşılması sürecinde yaşananlar hafızalarda tazeliğini koruyor.

Cinayetin üzerinden geçen sürede Kaşıkçı'nın ne zaman, nerede ve nasıl öldürüldüğüyle ilgili bilgiler ortaya çıkarken, cesedinin nerede olduğu konusunda şu ana kadar herhangi bir resmi açıklama yapılmadı.

Kaşıkçı'nın öldürülmesinin hemen ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çabasının yanı sıra Türkiye'de yürütülen soruşturma sonucunda ortaya çıkartılan deliller ve yürütülen etkin diplomasi sayesinde oluşturulan uluslararası baskıyla Suudi Arabistan yönetimi, ilk başlarda inkar yolunu seçtikleri vahşi cinayeti dünya kamuoyuna itiraf etmek zorunda kaldı.

Olaya karışanların Türkiye'de yargılanmasına yönelik taleplere olumsuz yanıt veren Suudi Arabistan'da, Kaşıkçı cinayetiyle ilgileri olduğu gerekçesiyle 5'i idam talepli 11 kişi hakkında dava açıldı ve bu kişilerin yargılanması yapıldı.

Birleşmiş Milletler (BM) Yargısız ve Keyfi İnfazlar Özel Raportörü Agnes Callamard'ın Kaşıkçı cinayetine ilişkin hazırladığı raporda, "Kaşıkçı, uluslararası hukuka göre Suudi Arabistan'ın sorumlu olduğu, kasten ve tasarlayarak gerçekleşen bir yargısız infazın kurbanı oldu." ifadesine yer verdi.

Suudi Arabistan'ın diplomatik ayrıcalıkları suistimal etmesi nedeniyle Türk hükümetinden özür dilemesi gerektiğine vurgu yapılan raporda, ortada bir devlet sorumluluğunun bulunduğu kaydedildi.

Kaşıkçı'nın öldürülme koşullarının, Suudi Arabistan tarafından onaylanan "İşkenceye Karşı Sözleşme" hükümleri uyarınca işkence eylemi oluşturduğuna dikkat çekilen raporda, cesede halen ulaşılamamış olmasının da zorla yok etme suçunu teşkil ettiği belirtildi.

Raporda, ABD'nin, Kaşıkçı cinayetinin araştırılması için FBI soruşturması başlatması gerektiğine işaret edilerek, Suudi Arabistan Veliaht Prensi'nin de aralarında bulunduğu üst düzey yetkililerin soruşturulması için güvenilir kanıtların bulunduğu aktarıldı.

Cinayete giden süreç ve sonrasında yaşananlar

Kaşıkçı'nın barbarca yöntemlerle organize şekilde katledilmesinin üzerinden geçen sürede yaşanan gelişmeler özetle şöyle:

Kaşıkçı, 28 Eylül 2018 Cuma günü evlilik işlemleri için başkonsolosluk binasına gidince, cinayet planı devreye sokularak, işlemleri için 2 Ekim'e randevu verildi.

Bunun üzerine harekete geçen ve aralarında güvenlikçi, istihbaratçı ve adli tıpçının bulunduğu cinayet ekibi, farklı gruplar halinde İstanbul'a geldi.

2 Ekim'de erken saatlerde Londra'dan İstanbul'a dönen Kaşıkçı'dan, saat 13.08'de konsolosluk binasına yaya olarak girdikten sonra bir daha haber alınamadı.

Türkiye'ye farklı uçaklarla gelen 15 kişilik Suudi heyet, cinayetin ardından iki ayrı uçakla akşam saatlerinde Türkiye'den ayrıldı.

Kaşıkçı'nın başkonsolosluktan çıkmaması üzerine dışarıda kendisini bekleyen nişanlısı Hatice Cengiz, AK Parti Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay ve gazeteci Turan Kışlakçı'yı aradı. Konsolosluk önünde gece saatlerinde yapılan basın açıklamasıyla Kaşıkçı'nın kaybolduğu haberi, dünya ve Türkiye kamuoyuna duyuruldu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Kaşıkçı'nın alıkonulduğuna dair iddiayla ilgili hemen soruşturma başlatırken, olayı inkar eden Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu, Kaşıkçı'nın binadan çıktıktan sonra kaybolduğunu öne sürdü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan süreci yakından izledi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olaya ilişkin yaptığı ilk açıklamada, "Cumhurbaşkanı olarak takibindeyim, kovalıyorum, buradan çıkacak sonuç neyse onu da dünyaya bizler bildireceğiz." dedi.

Sonrasındaki tüm süreci yakından izleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, cinayetle ilgili ABD Başkanı Donald Trump ile Suudi Arabistan Kralı Selman Bin Abdulaziz ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile farklı tarihlerde telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.

Vahşice işlenen cinayetle ilgili dünya liderleri ile de sık sık görüşmeler yapan Erdoğan, oluşturduğu uluslararası kamuoyu sayesinde ilk başlarda inkar yolunu seçen Suudi Arabistan'ın cinayeti itiraf etmesini sağladı.

Açıklamalarında da cinayetle ilgili ayrıntılar veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad yönetiminin cinayeti itiraf etmesinin ardından Cemal Kaşıkçı'nın ailesini telefonla arayarak taziyelerini bildirdi.

Uluslararası kamuoyunun da en önemli gündem maddelerinden biri olan cinayetle ilgili BM, AB, Almanya, İngiltere ve Fransa, Kanada, Rusya ve İran başta olmak üzere birçok ülke, cinayete tepki gösterdi. Bazı ülkeler de cinayette adı geçen kişilerle ilgili yaptırım kararı aldı.

ABD Başkanı Donald Trump da Kaşıkçı'nın kaybolmasının ardından sık sık açıklama yaptı.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da cinayetin ardından gittiği Suudi Arabistan'da Kral Selman bin Abdulaziz ile görüştükten sonra Türkiye'ye gelerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile bir görüşme gerçekleştirdi.

Trump, olayla ilgili ilk açıklamasında, "Bu konuda endişeliyim. Bu konuda bazı oldukça kötü haberler var. Bu, hoşuma gitmiyor." ifadesini kullanırken, 24 Ekim'de yaptığı açıklamada ise "Örtbaslar tarihindeki en kötü örtbastı. Her kim bunu düşündüyse kanımca başı belada. Ne yapacağımız noktasında kararı kongreye bırakacağım ve umarım iki partinin de desteklediği bir karar olur." dedi.

İlk açıklamalarında meselenin kendileri için önemli olduğunu belirtip olayın aydınlatılması için kararlılık mesajları veren Trump, sonrasında Veliaht Prensi koruyan açıklamalar yaptı.

Türkiye'de etkin bir soruşturma yürütüldü

Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesiyle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca olayın başından itibaren etkin bir soruşturma yürütüldü.

Bu kapsamda Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu çalışanları, savcılıkta ifade verdi.

Suudi Arabistan Başsavcısı Suud Ma'cib, 29 Ekim'de İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan'la Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'nde 1 saat 15 dakika görüştü.

Soruşturma çerçevesinde Türkiye ile Suudi Arabistan arasında kurulan ortak çalışma grubunda bulunan Türk ve Suudi ekip, başkonsoloslukta ve konsolosluk konutu ile konut bahçesinde incelemeler yaptı.

Türk yetkililerinin başkonsolosluk konutundaki kuyuda arama yapmasına izin verilmezken, başkonsolosluğun bulunduğu sokakta, robot kameralarla kanalizasyonda inceleme gerçekleştirildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturmayla ilgili yapılan yazılı açıklamada, Kaşıkçı'nın boğularak öldürüldüğü ve önceden yapılan planlama doğrultusunda cesedinin parçalanarak yok edildiği bildirildi.

Başsavcılık tarafından 18 şüphelinin iadesi için hazırlanan talepname, Adalet Bakanlığı tarafından Suudi Arabistan'a gönderilmek üzere Dışişleri Bakanlığına iletildi.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, "İade talepnamesinin yerine getirilmesi beklenmektedir. Çünkü bu menfur hadise Türkiye'de cereyan etmiştir." açıklamasını yaptı.

Cinayet itirafı 18 gün sonra

Cinayetle ilgili itirafını 20 Ekim'de yapan Riyad yönetimi, Kaşıkçı'nın "konsolosluk binasında yaşanan arbede sonucunda öldüğünü" açıkladı.

Suudi Arabistan Başsavcılığının dosya hakkındaki soruşturmasının sürdüğü ve olayla ilişkili 18 Suudi Arabistan vatandaşının gözaltına alındığı aktarıldı.

Aynı gece yayımlanan kraliyet kararnamesiyle Suudi Arabistan Genel İstihbarat Başkan Yardımcısı Ahmed el-Asiri görevden alındı. Bunun yanı sıra Suudi Arabistan, üst düzey 3 istihbarat görevlisinin daha görevden alındığı bilgisini paylaştı.

Suudi Arabistan Başsavcı Sözcüsü Şelan eş-Şelan, başkent Riyad'da 15 Kasım'da düzenlediği basın toplantısında, soruşturmanın sonuçlarını paylaştı.

Buna göre soruşturma sonuçlarının bazıları şöyle:

"Kaşıkçı'nın öldürülmesi olayında 5 kişinin idamı istendi, Kaşıkçı'yı öldüren ekibi kurma emrini eski İstihbarat Başkan Yardımcısı Ahmed el-Asiri verdi, zanlılardan biri konsolosluktaki kameraları bozdu, Kaşıkçı'nın cesedi konsoloslukta parçalanarak dışarı çıkarıldı, cesedi teslim alan yerel iş birlikçinin robot resmine ulaşıldı, 21 şüpheliden 11'ine suç isnat edilerek dava dosyası mahkemeye gönderildi, görevden alınan eski Kraliyet Divanı Müsteşarı Suud el-Kahtani hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı getirildi."

Kaşıkçı'nın öldürülmesinin ardından cesedinin konsolosluğun rezidansına taşınmasına ait olduğu belirtilen görüntüler, 30 Aralık 2018'de bazı medya organlarınca yayınlandı.

Suudi Arabistan'da, Kaşıkçı cinayeti davasında beşi idam talepli olmak üzere 11 sanığın yargılanmasına 3 Ocak 2019'da başlandı.

Veliaht Prens sorumluluğunu kabul etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman'ın, gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın İstanbul'daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğunda öldürülmesine ilişkin, "Bu olay benim sorumluluğum altında oldu, tüm sorumluluğu üstleniyorum." dedi.

Cinayete ilişkin uluslararası soruşturma için Birleşmiş Milletler (BM) Yargısız ve Keyfi İnfazlar Özel Raportörü Agnes Callamard, beraberinde İngiliz Avukat Helena Kennedy ile eski Dünya Adli Tıp Akademisi Başkanı ve Coimbra Üniversitesi Tıp Fakültesi Müdürü Prof. Dr. Duarte Nuno Vieira ile Ankara ve İstanbul'da 28 Ocak 2019 ile 3 Şubat 2019 tarihlerinde çeşitli görüşmeler yaparak cinayetle ilgili bilgi topladı.

BM'nin 101 sayfalık raporunda çarpıcı tespitler

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR) tarafından açıklanan 101 sayfalık raporda, "BM Genel Sekreteri (Antonio Guterres), Kaşıkçı'nın öldürülmesine ilişkin tamamlayıcı kriminal soruşturma başlatmalı." değerlendirmesinde bulunuldu.

Suudi Arabistan'daki kovuşturmanın yetersizliğine değinilen raporda, "Suudi Arabistan, mevcut yargılamaya ara vermeli. BM tarafından yönetilen ayrı bir cezai soruşturmayla müşterek çalışmalı ve gelecekte gerçekleşecek yargılamanın yeri ve yapısı konusunda verilen kararları uygulamalı." ifadesi yer aldı.

Kaşıkçı cinayetinin soruşturulmasına ilişkin ABD'ye de çağrıda bulunulan raporda, "ABD, henüz açılmadıysa Kaşıkçı cinayetine ilişkin bir Federal Araştırma Bürosu (FBI) soruşturması başlatmalı ve uygunsa ABD içinde cezai kovuşturma yürütmeli." denildi.

Üye ülkelerin Kaşıkçı'nın öldürülmesine dahil olduğu iddia edilen kişilere yaptırım uygulaması ve yaptırımların Suudi Arabistan Veliaht Prensi'ni de içermesi gerektiği belirtilen raporda, "Kaşıkçı'nın öldürülmesine ilişkin yaptırımlar Veliaht Prens ve onun yurt dışındaki kişisel mal varlıklarını da kapsamalıdır." değerlendirmesi yapıldı.

"Kaşıkçı, uluslararası hukuka göre Suudi Arabistan’ın sorumlu olduğu, kasten ve tasarlayarak gerçekleşen bir yargısız infazın kurbanı oldu." denilen raporda, devlet sorumluluğuna işaret edildi.

Kaşıkçı'nın öldürülme koşullarının, Suudi Arabistan tarafından onaylanan "İşkenceye Karşı Sözleşme" hükümleri uyarınca işkence eylemi oluşturduğuna dikkati çeken raporda, cesede halen ulaşılamamış olmasının da zorla yok etme suçunu teşkil ettiği belirtildi.

BM İnsan Hakları Konseyindeki bazı ülkeler, gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayeti ve ülkedeki insan hakları ihlallerinden dolayı Suudi Arabistan'ı kınadı.

Anadolu Ajansı da cinayetin tüm detaylarını, "Cemal Kaşıkçı Cinayeti" isimli kitapla kamuoyunun bilgisine sundu.

Türkiye'deki bazı basın yayın kuruluşlarında, Kaşıkçı'nın infaz edilme anına ait olduğu iddia edilen ses kayıt dökümleri yayınlandı.

 Cemal Kaşıkçı'nın ailesi, katilleri affettiklerini duyurdu

Cemal Kaşıkçı'nın oğlu Salah Kaşıkçı, Suudi Arabistan'da birlikte yaşadığı ailesi adına Twitter'daki hesabından mayıs ayında yaptığı açıklamada, babalarının katillerini bağışladıklarını belirtti.

Allah'ın rızasını kazanmak üzere bu kararı aldıklarını savunan Salah Kaşıkçı, açıklamasında, "Bir kötülüğün karşılığı ona denk bir davranıştır ama kim bağışlar, düzeltme yolunu tutarsa onun mükâfatını Allah verir. Hiç şüphe yok ki O, haksızlık edenleri sevmez." mealindeki Şura suresinden bir ayete yer verdi.

Yorumlar (0)
açık
Namaz Vakti 15 Nisan 2021
İmsak 04:27
Güneş 05:52
Öğle 12:38
İkindi 16:18
Akşam 19:13
Yatsı 20:33
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 32 70
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 32 62
4. Trabzonspor 33 58
5. Alanyaspor 33 52
6. Gaziantep FK 32 50
7. Hatayspor 32 49
8. Karagümrük 33 49
9. Sivasspor 32 47
10. Göztepe 33 46
11. Antalyaspor 33 42
12. Konyaspor 32 40
13. Ankaragücü 32 36
14. Rizespor 32 36
15. Kasımpaşa 33 36
16. Malatyaspor 32 34
17. Başakşehir 32 33
18. Kayserispor 32 33
19. Gençlerbirliği 32 31
20. Erzurumspor 33 28
21. Denizlispor 32 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 30 63
2. Adana Demirspor 30 58
3. Samsunspor 30 58
4. İstanbulspor 30 54
5. Altay 29 53
6. Altınordu 30 52
7. Ankara Keçiörengücü 30 49
8. Tuzlaspor 30 44
9. Ümraniye 29 41
10. Bursaspor 29 40
11. Bandırmaspor 29 39
12. Boluspor 29 35
13. Adanaspor 30 34
14. Balıkesirspor 30 32
15. Menemenspor 30 31
16. Akhisar Bld.Spor 30 25
17. Ankaraspor 29 22
18. Eskişehirspor 30 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 31 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 31 49
8. Everton 30 48
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Brighton 31 33
16. Burnley 31 33
17. Newcastle 31 32
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 31 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23