banner86

banner85

AK Parti MYK sonrası Ömer Çelik’ten önemli açıklamalar

AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Başkan ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Toplantı ardından AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik açıklamalarda bulunuyor.

GÜNDEM 10.01.2022, 18:15 10.01.2022, 19:07

AK Partili Ömer Çelik'in açıklamlarından öne çıkan başlıklar şöyle;

KAZAKİSTAN'DA YAŞANANLAR

Kazak kardeşlerimize bir kez daha taziyelerimizi sunuyoruz. İnşallah kısa zamanda bu günleri atlatarak Kazakistan yine istikrarlı ve güçlü dönecektir diye temenni ediyoruz.

ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ

Bugün Çalışan Gazeteciler Günü, hepinizin gününüzü kutluyorum. Dünyada giderek bu hakikat ötesi denilen enformasyon bombardımanı altında gerçeğe ve gerçek habere ulaşmak daha da kıymetli hale geldi. Gerçekten işini iyi yapan gerçek gazetecilerin demokrasiye katkılarının yanı sıra insanlığın yalanlardan korunması bakımından giderek artan bir işlev ortaya koyduğunu görüyoruz. Geçen zaman içerisinde çok üzüldüğümüz olaylar oldu. Çeşitli arkadaşlarımız burada saldırıya uğradı. Pek çok arkadaşımız büyük risklerle, tehditlerle karşı karşıya kaldı. Hepsine geçmiş olsun diliyoruz.

KILIÇDAROĞLU'NUN TARTIŞMALI SÖZLERİ

Geçenlerde sayın Kılıçdaroğlu bir televizyon programında hükümetimiz, partimizle ilgili gerçekle alakası olmayan iftira niteliğinde iftirada bulundu. Ona hem TBMM Başkanımız hem de Ulaştırma Bakanımız gereken cevabı verdiler. Siyasette rekabet olacaktır. Demokratik rejimlerde tabii ki farklı görüşler olur. Fakat burada başka bir şey var siyasi rekabeti, siyasi husumete dönüştürmek, insanları hedef gösteren, çeşitli meslek gruplarını hedef göstermek anti demokratikliği besliyor.

Geçenlerde sayın Kılıçdaroğlu bir televizyon programında hükümetimiz, partimizle ilgili gerçekle alakası olmayan iftira niteliğinde iftirada bulundu. Ona hem TBMM Başkanımız hem de Ulaştırma Bakanımız gereken cevabı verdiler. Siyasette rekabet olacaktır. Demokratik rejimlerde tabii ki farklı görüşler olur. Fakat burada başka bir şey var siyasi rekabeti, siyasi husumete dönüştürmek, insanları hedef gösteren, çeşitli meslek gruplarını hedef göstermek anti demokratikliği besliyor.

Sayın Kılıçdaroğlu AK Parti'ye destek veren öğretmenlerin hedef gösterildiği bir konuşma yaptı. Sırf AK Parti'ye oy veriyorlar diye hedef göstermek anti demokratik eğilimlerin ortaya çıkmasına dair kutuplaştırma siyasetidir. Seçilmiş hükümetin emrindeki bürokratlara, seçilmiş hükümetin talimatlarını dinlememe tavsiyesinde bulundu.

Anayasal düzen, yasalar, demokratik ortaya çıkmış siyasi meşruiyetin bileşeni yüksek meşruiyet ortaya çıkarır. Darbelere, vesayete karşı olmamız en başta millet iradesiyle kurulan demokratik meşruiyetin harap edilmesinden dolayıdır.

CHP'Lİ ÖZEL'E "DİN EĞİTİMİ" TEPKİSİ

Hükümeti dinleme diye emir vermenin dünyadaki siyasi örnekler de dikkate alındığında ne anlama geldiğini hepimiz biliyoruz. Yassıada zihniyeti dendiğinde bu arkadaşlarımız büyük alınganlık gösteriyor. Bu kadar zaman geçmesine, bedel ödenmesine rağmen insanların dini değerlerine, demokratik değerlere saldırının adresi olarak siz gösteriliyorsunuz. En son grup başkanvekiliniz çocukların din eğitimi almasına saldırdı. Bunu ortaçağ zihniyeti gibi aşağılama zihniyetiyle zikredilmesi, ne kadar demokratik bir üslubun içerisine kendini göstermeye çalışırsa çalışsın aşağıdan yukarıya çıktığını görüyoruz. Siz bol bol demokrasi dediğiniz halde terör örgütü ile yanaşık düzen kurarsanız, terör örgütünün terör örgütü olduğunu söylemiyorsanız demokrasiyi çalmış oluyorsunuz. Biraz daha sağduyulu, makul, toplumun değerleriyle barışık, toplumu mühendislik faaliyetiyle şekillendirmeye çalışmayan siyaset dili kurmak bu kadar zor olmaması gerekir. Biraz yol gidildikten sonra ilk kritik kavşağa gelindiğinde maalesef bu eski zihniyet tekrardan kendisini gösteriyor. Sayın Kılıçdaroğlu devletin güvenlik güçlerinin kendisini dinlediğini iddia ediyor. Bir evrak, belge koyması, delil sunması veya bu kanaate nasıl vardığını toplumla ciddi şekilde paylaşması gerekir. Arkasından partimizi dinliyorlar, daire başkanlarımızı dinliyor dediler. İşte bizim yıkım, kaos siyaseti dediğimiz şey budur. Bu arkadaşlarımız kutuplaşmadan bahsettikleri zaman asıl kutuplaşmayı toplumun değerleri ile kendi kutuplaşmalarının yapısal bir sorun haline geldiğini ve bu yapısal sorunu çözmeleri gerekiyor. Sürekli olarak toplumun kazanımlarına saldırıyorlar. Anlaşılıyor ki, bu kazanımları ellerine fırsat geçerse altüst etmeyi bekleyen pek çok kişi var. Bu dili o kadar rahat, o kadar kolay bir biçimde kullanıyorlar ki, bu kadar üzerinde tarih geçmesine rağmen birilerinin akılla, makul bir şekilde, düşünce ile siyaset yapmadığını, kin ve hesaplaşmayla siyaset yaptığını görüyoruz. Bu sözlerin nereye gittiğini görünce 'sandıkta hesaplaşacağız' diyorlar. Bahsettiğiniz şey sandığa giden yolu tarif eden bir yol değil. Bu arkadaşlarımız en çok milletin değerleri ve kazanımlarıyla ortaya çıkan yapısal sorunları, bitmek tükenmek bilmeyen kin siyasetini iyi bir şekilde değerlendirmeleri gerekiyor. Makul siyasetten, demokratik siyasetten herkes kazanır.

KAZAKİSTAN'DAKİ GERİLİM

Kazakistan'daki durumu yakın takip ediyoruz. 2-3 Ocak'ta başlayıp 5 Ocak'ta hükümetin istifasıyla ortaya çıkan tablo hepimiz için üzüntü verici olmuştur. Kazakistan'la çok köklü ilişkilerimiz var. En son gelinen noktada Türk Devletleri Teşkilatı'nın kurulmuş olması, önümüzdeki on yıllara dönük olan vizyon son derece kıymetlidir. Kazakistan'ın kendine has özellikleri, doğal zenginlikleri, Kazak halkının birikimi Kazakistan'a özel bir yer vermiştir. Ortaya çıkan tabloyu yakın şekilde takip ediyoruz. Arzumuz, temennimiz Kazakistan'ın barış, istikrar ve toprak bütünlüğünü koruyacak şekilde bu sıkıntılı günlerin geride bırakılmasıdır. Şartlar ne olursa olsun Türkiye her zaman Kazakistan'ın yanında yer alacaktır. İlk olay olduğunda Batılı haber ajansı bunu Türk Devlet Teşkilatı'nın çöküşü olarak nitelendirdi. Daha sonra birileri çıktı 'Erdoğan Kazakistan'da kaybetti' diye küçük akıl sergiledi. Cumhurbaşkanımız Kazakistan'ın bütünlüğünü, huzur içinde olmasını kendi kazanımı olarak görür. Birilerinin her olay ortaya çıktığında 'Türkiye kaybetti, Türkiye kazandı, Erdoğan kaybetti, Erdoğan kazandı' demek kötü bir siyaset anlayışının ürünüdür, provokatif yaklaşımlardır. Herkesin zengin olmasının bizim zenginliğimize katkı sağlayacağını söyledik. Tabii ki isterdik güney sınırımızda komşuların huzurunu sağlayacak, halkın iradesi konusunda yönetim gelişmelerini. Güney sınırımızda Cumhurbaşkanımız güçlü şekilde bu olayların çıkmaması, daha sakin geçişin sağlanması için çaba ortaya koymuştu, maalesef olaylar başka yöne gitti. Sonuçta hem Cumhurbaşkanımız hem Türkiye Cumhuriyeti Kazak halkının kazanımını kendi kazanımı olarak görür. Bunun dışındaki yaklaşımların hepsi provokatif yaklaşımlardır.

"BU BİR SİVİL TOPLUM KURULUŞU KENDİ BİLECEKLERİ BİR İŞ"

Avusturya'nın bir başkanı vardı. Bu şahıs ırkçılığı, İslam düşmanlığı, göçmen düşmanlığı ile öne çıkmış bir şahıstı. Daha sonra yolsuzluk üzerine istifa etmek zorunda kaldı. Bütün siyasi hayatını Türk, Türkiye, İslam düşmanlığı üzerine kurmuş şahıstı. Bu şahsın Avrupa Hoşgörü ve Uzlaşma Konseyi'nin başına geleceğine dair bir haber var. Konseyin başkanı bunu açıkladı. Bu bir sivil toplum kuruluşu, kendi bilecekleri bir iş.

Bu teşkilatlar esasında Yahudi soykırımına karşı mücadele sergiliyorlar, geçmişteki acıların yaşanmaması için. Irkçılık ve Yahudi karşılığı ile mücadeleyi kendi faaliyet alanının merkezine koyuyorlar. Bunları yaparken Yahudi, Müslüman, göçmenleri topyekûn hedef alan Nazi zihniyeti, aşırı sağcılar olduğunu biliyoruz. Geçmişteki zalimane yaklaşımları bugün Türk ve Müslümanlara koymak için pusuda bekliyorlar.

Dolayısıyla bu aşırı sağcılığa ve Nazi anlayışına topyekûn mücadele edilmesi gerekir. Şimdi bu şahsın böyle bir kuruluşun başına gelmesi bu mücadeleye zarar verecektir. Bu şahıs fişleme faaliyetlerinden tutun da, hoşgörüyü genişleten yasayı engelleyen bir şahıs olarak ortaya koydu.

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 24 Ocak 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 23 54
2. Konyaspor 22 45
3. Alanyaspor 23 38
4. Adana Demirspor 23 37
5. Fenerbahçe 23 37
6. Beşiktaş 23 36
7. Hatayspor 23 36
8. Başakşehir 22 34
9. Gaziantep FK 22 32
10. Sivasspor 23 31
11. Kayserispor 23 31
12. Karagümrük 23 30
13. Kasımpaşa 23 27
14. Göztepe 23 27
15. Galatasaray 23 27
16. Giresunspor 23 26
17. Antalyaspor 23 24
18. Rizespor 23 22
19. Altay 23 18
20. Ö.K Yeni Malatya 22 16
Takımlar O P
1. Ümraniye 21 45
2. Ankaragücü 21 45
3. Erzurumspor 21 38
4. Bandırmaspor 21 36
5. İstanbulspor 21 36
6. Eyüpspor 20 36
7. Samsunspor 20 33
8. Adanaspor 21 32
9. Manisa Futbol Kulübü 21 28
10. Tuzlaspor 20 27
11. Keçiörengücü 21 26
12. Gençlerbirliği 21 26
13. Boluspor 19 24
14. Kocaelispor 21 24
15. Menemen Belediyespor 21 23
16. Altınordu 21 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 21 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 23 57
2. Liverpool 22 48
3. Chelsea 24 47
4. M. United 22 38
5. West Ham United 23 37
6. Arsenal 21 36
7. Tottenham 20 36
8. Wolverhampton Wanderers 21 34
9. Brighton 22 30
10. Leicester City 20 26
11. Aston Villa 21 26
12. Southampton 22 25
13. Crystal Palace 22 24
14. Brentford 23 23
15. Leeds United 21 22
16. Everton 20 19
17. Norwich City 22 16
18. Newcastle 21 15
19. Watford 20 14
20. Burnley 18 12
Takımlar O P
1. Real Madrid 22 50
2. Sevilla 22 46
3. Real Betis 22 40
4. Atletico Madrid 21 36
5. Barcelona 21 35
6. Real Sociedad 21 34
7. Villarreal 22 32
8. Rayo Vallecano 21 31
9. Athletic Bilbao 22 31
10. Valencia 22 29
11. Osasuna 22 28
12. Celta Vigo 22 27
13. Espanyol 22 27
14. Granada 22 24
15. Elche 22 23
16. Getafe 22 22
17. Mallorca 21 20
18. Cadiz 22 18
19. Deportivo Alaves 22 17
20. Levante 21 11