Yapay Zeka Artık Soruya Cevap Vermiyor, İşi Yapıyor

Bu haftayı yapay zekâ tarihinde bir kırılma noktası olarak kaydedin. 5 Şubat’ta OpenAI, GPT-5.3-Codex modelini duyurdu ve bu model bir ilke imza attı: kendi geliştirilme sürecinde aktif rol aldı.

Abone Ol

Bu haftayı yapay zekâ tarihinde bir kırılma noktası olarak kaydedin. 5 Şubat’ta OpenAI, GPT-5.3-Codex modelini duyurdu ve bu model bir ilke imza attı: kendi geliştirilme sürecinde aktif rol aldı. Yani yapay zekâ artık sadece sorularımıza cevap veren bir asistan değil; kendi kodunu yazan, hatalarını bulan ve projeleri baştan sona yürüten bir iş ortağına dönüştü.

Aynı gün Anthropic, Claude platformuna hukuk araçları eklediğini açıkladı. Sonuç mu? Thomson Reuters, LegalZoom ve London Stock Exchange gibi şirketlerin hisseleri tek günde yüzde 12’den fazla düştü. Wall Street’in mesajı net: Yapay zekâ artık yazılım şirketlerinin kapısını çalıyor.

Peki bu gelişmeler bizi neden ilgilendiriyor? Çünkü Türkiye, yapay zekâ dalgasının tam ortasında. Bir yılda 33 milyondan 83 milyona çıkan uygulama indirmeleri, 15 milyon dolardan 50 milyon dolara fırlayan AI harcamaları ve TRAI verilerine göre 457’ye ulaşan yapay zekâ girişimi… Rakamlar ortada. Ama bu hafta dünyada yaşananlar gösteriyor ki oyun büyüyor ve kurallar değişiyor.

Microsoft’un 2026 vizyon raporuna göre yapay zekâ artık bir “araç” olmaktan çıkıp stratejik bir “iş ortağına” dönüşüyor. Raporda kullanılan ifade çarpıcıydı:
“2026, yapay zekâ ajanlarına dijital kimlik tanımlamanın zorunlu olduğu yıl olacak.”

Bu ne demek? Yakın gelecekte şirketlerin yapay zekâ sistemlerine, tıpkı çalışanlara verilen kimlik kartları gibi dijital kimlik tanımlaması; bu sistemlerin hangi verilere erişebildiğini ve hangi kararları alabildiğini belgelemesi gerekecek. Yapay zekâ artık arka planda çalışan sessiz bir yazılım değil, sorumluluk alanı tanımlanması gereken bir aktör.

Türkiye bu konuda da boş durmuyor. Millî Eğitim Bakanlığı, 2 Şubat 2026 itibarıyla YAZEK sistemini devreye aldı. Yapay Zekâ Uygulamaları Etik Beyan Sistemi, öğretmenlerin sınıfta yapay zekâ kullanırken etik beyan formu doldurmasını zorunlu kılıyor. Eleştirmek kolay ama bir adım geri çekilip bakarsak, devletin yapay zekâyı yasaklamak yerine düzenlemeye çalışması olumlu bir yaklaşım. Kritik olan, bu düzenlemenin öğretmenleri bürokratik yükle boğmaması ve gerçek anlamda rehberlik etmesi. Sisteme yazek.meb.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

Ajan tabanlı yapay zekâ kavramı bu yılın en sık duyacağımız terimlerinden biri olacak. Bugüne kadar yapay zekâya bir soru sorduk, o cevap verdi. Şimdi ise ona bir hedef veriyorsunuz; o kendi planını yapıyor, gerekli araçları kullanıyor ve görevi tamamlıyor. Anthropic’in Opus 4.6 modeli, birden fazla yapay zekâ ajanının koordineli çalışmasını sağlayan “ajan takımları” özelliğiyle geldi. OpenAI’ın GPT-5.3-Codex modeli, günlerce süren kodlama projelerini otonom olarak yürütebiliyor. Google’ın Gemini 3 Pro’su da benzer yetenekler sunuyor. Üç büyük şirket de aynı yöne koşuyor: Yapay zekâyı asistanlıktan iş ortaklığına taşımak.

Finans dünyası da bu dönüşümü yakından takip ediyor. FintechTime dergisinin Şubat sayısında BtcTurk hukuk müşaviri Avukat Umut Gün’ün değerlendirmesi dikkat çekiciydi. Yapay zekânın artık destekleyen bir teknoloji değil, kendi planını yapan ve aksiyon alabilen ajan yapılara evrildiğini vurgulayan Gün, finans alanında ajan tabanlı yapay zekâların 2026’da belirli yargı bölgelerinde kullanılmaya başlayacağını öngörüyor. Asıl soru artık “Yapay zekâ yapabilir mi?” değil, “Hangi yasal çerçevede yapacak?”

Peki tüm bu gelişmeler karşısında siz bu hafta ne yapabilirsiniz?

Birincisi, ChatGPT dışındaki araçları deneyin. Digital 2026 raporuna göre Türkiye’de yapay zekâ trafiğinin yüzde 94’ü tek bir platformdan geliyor. Bu ciddi bir risk. Claude, Gemini veya Perplexity’yi bir hafta boyunca günlük işlerinizde kullanın ve farkı görün.

İkincisi, “ajan” mantığıyla düşünmeye başlayın. Yapay zekâya tek bir soru sormak yerine ona bir proje verin. Bir sunum hazırlamasını, bir rapor yazmasını, bir veri setini analiz etmesini isteyin.

Üçüncüsü, eğitimciyseniz YAZEK sistemini inceleyin ve sınıfınızda yapay zekâyı bilinçli şekilde kullanmaya başlayın.

Bu hafta gördüğümüz tablo net: Yapay zekâ artık bir deneme alanı değil, iş yapma biçiminin kendisi. Wall Street’in yazılım hisselerindeki paniği, MEB’in etik düzenlemesi, OpenAI’ın kendi kendini geliştiren modeli… Hepsi aynı hikâyeyi anlatıyor. Yapay zekâ büyüdükçe onu anlamayan değil, onu kullanmayan geride kalacak. Ve bu sefer geride kalmak, sadece bir fırsatı kaçırmak değil; oyunun dışında kalmak anlamına geliyor.

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-2652272791524659">