Yapay Zeka İşten mi Çıkarıyor, Yoksa Hazır Olmayanı mı Eliyor?

Yapay zeka, ikinci kez işten çıkarmaların bir numaralı gerekçesi oldu. Bu yıl 49 binden fazla kişinin işine son verilmesinde yapay zeka neden olarak gösterildi.

Abone Ol

Özellikle yazılım ve finans alanında kadrolar hızla daralıyor. Manşetler okununca insanın içine korku düşüyor: "Yapay zeka işimi elimden mi alacak?"

Ben bu yazıda korku satmayacağım. Çünkü tabloya yakından bakınca daha sakin ve daha gerçek bir resim çıkıyor. Yapay zeka herkesi işten çıkarmıyor. Hazırlıksız olanı eliyor, hazır olanı ise yukarı taşıyor. Farkı belirleyen şey, teknolojinin kendisi değil, insanın ona karşı aldığı tutum.

Korku Manşetinin Altındaki Gerçek

İşten çıkarma haberleri doğru, ama eksik anlatılıyor. Uzmanlar şunu söylüyor: bazı şirketler yapay zekayı, aslında geçmişteki yanlış kararlarını örtmek, maliyetleri kısmak ve kârı artırmak için bir bahane olarak kullanıyor. Yani her "yapay zeka yüzünden işten çıkardık" cümlesinin arkasında gerçekten yapay zeka yok. Bazen sadece kötü yönetilmiş bir bütçe var.

İkinci gerçek daha da önemli. Yapay zeka çoğu yerde tüm bir mesleği yok etmiyor. Bir işin içindeki belirli görevleri devralıyor. Rapor yazma, veri girişi, basit çeviri, tekrar eden hesaplama gibi işler. Geriye kalan kısım, yani karar verme, ilişki kurma, denetleme ve yön belirleme insanda kalıyor. Sorun şu: görevlerin bir kısmı devralınınca, o görevlere göre konumlanmış kişi açıkta kalıyor. İşi bütünüyle yöneten kişi ise daha güçlü hale geliyor.

Asıl Ayrım: Aracı Kullanan ve Araç Tarafından Geçilen

Basit bir örnek vereyim. Diyelim ki bir muhasebe ofisinde iki çalışan var. Birincisi her ayı eski yöntemle, elle, saatlerce uğraşarak kapatıyor. İkincisi yapay zeka araçlarını öğrenmiş; aynı işi çok daha kısa sürede bitiriyor, kalan zamanını müşteriye danışmanlık vermeye, hata yakalamaya ve yeni iş getirmeye ayırıyor.

Şirket küçülmek zorunda kaldığında hangisi kalır? Cevap açık. Yapay zeka ikinci çalışanı işten çıkarmadı, birincisinin yerini doldurulabilir hale getirdi. Aradaki fark yetenek değil, hazırlık.

İşte 49 bin kişilik rakamın altındaki asıl mesele bu. Teknolojinin önünde durmak mümkün değil, ama teknolojiyle birlikte yükselmek mümkün. Üstelik bunun için yazılımcı olmaya da gerek yok.

Yarın Sabah Başlayabileceğiniz 5 Adım

Hangi işte olursanız olun, kendinizi "elenen" değil "yükselen" tarafa geçirmek için bugünden atabileceğiniz adımlar var:

1. İşinizdeki tekrar eden görevleri yazın. Her gün veya her hafta aynı şekilde yaptığınız işleri bir kenara not edin. Yapay zekanın en kolay devraldığı yer burası. Onları bilmek, kendinizi savunmanın ilk adımı.

2. Bir yapay zeka aracını gerçekten öğrenin. Sadece duymak yetmez. Bir tanesini seçin ve kendi işinizden gerçek bir görevi onunla bitirin. Yazışma, özet, plan, hesap fark etmez. Eliniz değdikçe korku yerini güvene bırakır.

3. Kazandığınız zamanı boşa harcamayın. Yapay zeka size zaman kazandırdığında, o zamanı yeni bir beceriye, müşteri ilişkisine veya işin daha değerli kısmına yatırın. Asıl kazanç kazanılan zamanın nasıl kullanıldığında.

4. İnsana özgü tarafınızı güçlendirin. Güven kurmak, ikna etmek, sorumluluk almak, doğru soruyu sormak. Yapay zeka bunları yapamıyor. Sizi vazgeçilmez kılan şey bu tarafınız olacak.

5. Öğrenmeyi durdurmayın. Bu alan her ay değişiyor. Ücretsiz kaynaklar, devlet destekli eğitimler ve çevrim içi kurslar her zamankinden fazla. Önemli olan başlamak ve devam etmek.

Kapanış

Yapay zeka bir dalga. Dalganın önünde durursanız sizi devirir, ama dalgaya binmeyi öğrenirseniz sizi ileri taşır. İşten çıkarma haberlerini okurken unutmayın: o haberlerdeki asıl ayrım, makineyle insan arasında değil, hazırlanan insanla hazırlanmayan insan arasında.

Soru "yapay zeka işimi alacak mı?" değil. Doğru soru şu: "Ben yapay zekayı işimin neresinde çalıştıracağım?" Bu soruya bugün cevap vermeye başlayan herkes, yarının elenenler listesinde değil, yükselenler listesinde olacak.

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-2652272791524659">