Genç yaşta gelen veda, kalıcı bir iz bıraktı

Kanser hastalığı nedeniyle 12 Nisan 2010’da Diyarbakır’da hayatını kaybeden gazeteci-yazar Evrim Alataş, ölümünün 16. yıl dönümünde anılıyor. Henüz 34 yaşındayken yaşamını yitiren Alataş, vasiyeti üzerine doğduğu topraklara defnedildi.

15 Nisan 1976’da Malatya’nın Akçadağ ilçesine bağlı Gölpınar köyünde dünyaya gelen Alataş, çocukluk yıllarında yaşadığı baskılar nedeniyle ailesiyle birlikte İstanbul’a göç etti. Genç yaşta çalışma hayatına atılan Alataş, 1994 yılında gazeteciliğe adım attı.

V Jk03M Ol D4W Zy Ip Ttfdp Mf Kh P2M Sj Q0 Ix Gh Zdw Qz

Zorlu dönemin tanığı ve kalemi

Alataş, Yeni Politika ile başladığı gazetecilik serüveninde Demokrasi, Özgür Bakış ve Ülkede Özgür Gündem gibi gazetelerde görev aldı. Daha sonra Evrensel, BirGün ve Özgür Politika’da köşe yazıları kaleme aldı.

Özellikle “Fincan Hanım” köşesiyle dikkat çeken Alataş, yazılarında Kürt halkının yaşadıklarını hicivli bir dille anlattı. Radikal İki ve Taraf gazetelerinde yayımlanan “Kürtler Vadisi” yazı dizisiyle de geniş bir okur kitlesine ulaştı.

Images 2026 04 13T132118.259

Edebiyat ve sinemaya uzanan üretim

2003 yılında yayımlanan “Mayoz Bölünme Hikayeleri” ile edebiyat dünyasında da yer edinen Alataş, 2009’da çıkan “Her Dağın Gölgesi Deniz’e Düşer” kitabında Türkiye’nin yakın tarihine farklı bir pencereden baktı.

Ayrıca senaryosunu yazdığı “Min Dît (Ben Gördüm)” filmi, 46. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi Öykü Ödülü”ne layık görüldü.

Evrim 12Ü

“Geri adım atmadı”

Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği’nin (MKG) anma mesajında, Alataş’ın zor koşullarda gazetecilik yaptığı vurgulanarak, “Baskılara, yargılanmalara ve hastalığına rağmen geri adım atmadı” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, Alataş’ın yalnızca gazetecilikte değil, aynı zamanda edebiyat ve toplumsal mücadele alanında da önemli bir miras bıraktığı belirtildi.

Images 2026 04 13T132221.305

Yazılarıyla yaşamaya devam ediyor

Ölümünden kısa süre önce yayımlanan “Biz bu dağın çiçeğiydik” adlı eseriyle hafızalara kazınan Evrim Alataş, ardında güçlü bir kalem ve derin bir iz bıraktı.

Aradan geçen 16 yıla rağmen, yazıları ve mücadelesi hâlâ konuşuluyor; yeni kuşaklara ilham vermeyi sürdürüyor.