Adana ve Osmaniye hattında peş peşe meydana gelen sarsıntılar bölge halkında endişeye yol açtı. Adana'da 17 dakika arayla gerçekleşen 4,8 ve 4,9 büyüklüğündeki iki depremin hemen ardından Osmaniye'de yaşanan 5,2 büyüklüğündeki sarsıntı, gözleri uzman değerlendirmelerine çevirdi.
Halk TV canlı yayınında gündeme ilişkin kritik açıklamalarda bulunan deprem bilimci Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, yaşanan son tabloyu ve bölgedeki risk durumunu detaylarıyla paylaştı.
"Görüntü Deprem Fırtınasına Dönüştü"
İlk sarsıntıyı artçı bir deprem olarak yorumladığını ancak ardından gelen büyüklüklerle tablonun değiştiğini belirten Prof. Dr. Ercan, şu ifadeleri kullandı:
"İlk önce 4,8'lik depremi bir artçı deprem olarak değerlendirmiştim. Arkasından bir 4,9 daha gelince işin rengi değişti. Bunun arkasından gelen 5,2 ile birlikte durum bir deprem fırtınasına dönüştü. Gittikçe büyüyen bu sarsıntılar, 4,8 ve 4,9'luk depremlerin öncü olabileceğini gösteriyor. Bunun daha büyük bir depremle sonuçlanıp sonuçlanmayacağını bilimsel olarak kesin söylemek mümkün değil ancak büyük bir deprem gelirse bu bizim için şaşırtıcı bir durum olmaz."
"Kahramanmaraş Depremlerinden Sonra Gerginlik Adana'ya Kaydı"
6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin ardından bölgedeki stres dağılımının değiştiğine dikkat çeken Ercan, Adana ve çevresinin "potansiyel deprem bölgesi" haline geldiğini vurguladı. Kahramanmaraş depremleri sonrası oluşan gerginliğin bir kısmının Adana yönüne kaydığını ifade eden ünlü uzman, AFAD ve Kandilli Rasathanesi'ne acil çağrıda bulundu:
"AFAD'ın jeofizik ekipleri hemen bu bölgede bir sismolojik ağ oluşturup yeri dinlemeye almalı. Var olan izleme ve derinlik dinleme ağlarının çok acil şekilde sıklaştırılması gerekiyor. Yerin gerginlik dağılımı inceleyip kırılmanın ne yöne doğru ilerlediği ortaya çıkarılmalıdır."
Bölge İçin Yıkıcılık Eşiği: 6,3 - 6,4
Depremlerin olası hasar boyutuna da değinen Prof. Dr. Ahmet Ercan, bölgedeki yapı stoku göz önüne alındığında yıkıcılık eşiğinin 6,3 ila 6,4 büyüklükleri olduğunu belirtti.
Ercan, bu büyüklüğe ulaşmadığı sürece yaşanan 5,2 gibi sarsıntıların yalnızca kötü yapılarda duvar çatlakları, baca yıkılmaları veya minarelerdeki hasarlarla atlatılabileceğini, ancak 6,3 ve üzeri büyüklüklerde gerçek bir yıkıcılıktan söz edilebileceğini altını çizdi.
"Hiçbir şey olmaz demek bu işi savsaklamaktır" diyen Ercan, kesin bir kehanette bulunulamayacağını ancak tüm senaryolara karşı tedbirli ve bilimsel takibin şart olduğunu yineledi.




