İstanbul genelinde gece boyu etkili olan şiddetli sağanak yağış ve sel felaketi, binlerce otomobilde tamiri imkansız ya da son derece masraflı mekanik, kaporta ve elektronik hasarlara yol açtı. Sel sularına gömülen veya sürüklenen araç sahipleri için hukuki ve sigorta süreçleri resmen başladı.
Sigorta uzmanları ve hukukçular, sel mağduru sürücülerin zarar görmemesi ve hak kaybına uğramaması adına adım adım yapılması gerekenleri sıraladı.

Sakın Marşa Basmayın, Çekici Çağırın!
Sel sularında kalmış bir aracı çalıştırmaya çalışmak yapılması gereken en büyük hata olarak öne çıkıyor. Su birikintisi içindeki bir otomobile marş yapılması durumunda piston yuvalarına su dolarak motor tamamen kitlenebiliyor.
Motorun indirilip revize edilmek zorunda kalması ya da yetkili servislerin sandık motor değişimi önermesi, sürücülere en az 600 bin TL’lik ekstra dev bir masraf çıkarıyor. Aracın olduğu yerden yetkili veya özel servise mutlaka çekici marifetiyle götürülmesi gerekiyor.
Elektrikli Araç Uyarısı: Selde kalan elektrikli otomobillerde batarya ve yüksek voltaj kablolarından kaynaklı elektrik kaçağı olma ihtimaline karşı akıma kapılma riski bulunduğundan araçlara son derece dikkatli yaklaşılmalı ve profesyonel müdahale beklenmelidir.

5 Günlük Kritik Süre
Aracın kaskosu varsa vakit kaybetmeden kasko türünün (Dar, Standart, Genişletilmiş veya Tam Kasko) incelenmesi gerekiyor. Poliçede "Sel ve Su Baskını Teminatı" bulunup bulunmadığı teyit edilmelidir.
Kasko şirketine bildirimin en geç 5 gün içerisinde yapılması ve eksper atamasının başlatılması hayati önem taşıyor. Ağır hasarlı araçlar ekspertiz raporu doğrultusunda perte ayrılacak ve tazminat ödemesi yapılacak.
Kaskosu Olmayanlar Ne Yapacak?
Kaskosu bulunmayan ya da poliçesinde sel teminatı yer almayan araç sahipleri için hukuki süreç başlıyor. Yaşanan felakette altyapı yetersizliği, logar tıkanıklığı veya belediye/idare birimlerinin gerekli önlemleri almaması durumunda "hizmet kusuru" esası devreye giriyor.
Araç sahipleri, oluşan zararın tazmin edilmesi talebiyle ilgili büyükşehir belediyesi veya kamu otoritelerine başvurup idari yargıda dava açabilecek. Bilirkişi incelemesi neticesinde idarenin hizmet kusuru tespit edilirse, kaskosu olmayan sürücüler de araç hasarlarını kamu kurumlarından tazmin edebilecek.





