Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi tarafından “Gel ve Fark Et” temasıyla kapılarını açan 11. Uluslararası Kahramanmaraş Kitap Fuarı, KAFUM’da (Kahramanmaraş Fuar ve Kongre Merkezi) edebiyatın yanı sıra psikoloji, çocuk gelişimi ve kişisel gelişim alanındaki uzman isimleri okurlarla buluşturmaya devam ediyor.
Fuarın dikkat çeken konuklarından biri de çocuk psikolojisi, oyun terapisi ve aile danışmanlığı alanındaki çalışmalarıyla tanınan Klinik Psikolog ve Yazar Dr. Mehmet Teber oldu. KAFUM salonunu dolduran yüzlerce ebeveyn ve eğitimciye hitap eden Dr. Teber, çocuk yetiştirmenin inceliklerini örneklerle anlattı.

"Davranışı Durdurmaya Çalışmak Yerine Ardındaki İhtiyacı Sorun"
Çocukların hissettikleri karmaşık duyguları yetişkinler gibi kelimelerle ifade edemeyip davranışlarıyla ortaya koyduklarını vurgulayan Dr. Mehmet Teber, anne babalara önemli uyarılarda bulundu:
"Çocuk yetiştirmek yalnızca bir çocuğun fiziksel ihtiyaçlarını karşılamak değildir; onun kalbine dokunmak ve kendini güvende hissettirmektir. Çocuk öfkelendiğinde veya içine kapandığında ilk yaptığımız şey davranışı durdurmaya çalışmak oluyor. Oysa 'Çocuğum bu davranışıyla bana ne anlatmaya çalışıyor?' sorusunu sormalıyız. Davranışın ardında bir ihtiyaç, korku, kaygı veya ilgi beklentisi bulunabilir. Onları yargılamadan dinlemeli, kişiliğini zedelemeden davranışa sınır koymalıyız."

"Çocuklarınızın Derslerini Değil Gününün Nasıl Geçtiğini Sorun"
Gelecek kaygısı ve başarı odaklı yaklaşımın çocukların bugünkü duygusal ihtiyaçlarını gölgelememesi gerektiğini ifade eden Teber, şunları söyledi:
"Çocukların sağlıklı gelişiminde güven duygusu son derece önemli bir yere sahiptir. Bir çocuk, ihtiyaç duyduğunda yanında bir yetişkinin olacağını, duygularını ifade ettiğinde dinleneceğini ve hata yaptığında sevgisini kaybetmeyeceğini hissetmek ister. Bazen anne babalar olarak çocuklarımızın geleceği için çok büyük çabalar harcıyoruz. İyi bir eğitim almalarını, başarılı olmalarını, güzel bir meslek edinmelerini ve hayatlarını güven içinde sürdürmelerini istiyoruz. Bunların hepsi çok kıymetli hedefler. Ancak çocuklarımızın bugünkü duygusal ihtiyaçlarını da gözden kaçırmamalıyız.
Çocuğumuzun yalnızca derslerinin nasıl gittiğini değil, gününün nasıl geçtiğini de sormalıyız. Sadece bir başarı elde ettiğinde değil, zorlandığında da yanında olduğumuzu hissettirmeliyiz. Onunla konuşurken bazen tavsiye vermek yerine yalnızca dinlemeyi seçmeliyiz. Çünkü çocukların her zaman bir çözüm önerisine ihtiyacı olmayabilir. Bazen anlaşılmaya, duygularının kabul edilmesine ve kendilerini rahatça ifade edebilmeye ihtiyaç duyarlar.
Unutmamalıyız ki çocuklarımızla kurduğumuz ilişkinin niteliği, onların kendilerini ve dünyayı algılama biçimlerini etkiler. Güvenli ilişkiler, çocukların zorluklarla baş etme becerilerini geliştirmelerine ve zamanla kendi duygularını daha iyi düzenlemelerine yardımcı olabilir."

"Hata Yaptığınızda Özür Dilemek Otoriteyi Yıkmaz, İletişimi Onarır"
Kusursuz ebeveynlik tanımının gerçekçi olmadığını belirten Dr. Mehmet Teber, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Çocuk yetiştirmek, her zaman doğru kararlar vermek veya hiç hata yapmamak değildir. Hiçbir anne baba kusursuz değildir. Hepimiz zaman zaman yorulabilir, sabrımızı kaybedebilir veya çocuklarımızla iletişim kurarken yanlış davranabiliriz. Önemli olan, hatalarımızı fark edebilmek ve gerektiğinde ilişkimizi onarabilmektir. Çocuğumuza karşı yanlış bir tutum sergilediğimizde özür dilemekten çekinmemeliyiz. Bir yetişkinin özür dilemesi otoritesini ortadan kaldırmaz; aksine çocuğa sorumluluk almayı, hataları kabul etmeyi ve ilişkileri onarmayı öğretir."
Söyleşinin ardından okurların sorularını yanıtlayan Dr. Mehmet Teber, aileler için kitaplarını imzaladı.





