Küresel pamuk ticaretinin temsilcilerini bir araya getiren Uluslararası Pamuk Birliği (ICA) 2026, “Cotton’s Next Chapter” (Pamuğun Yeni Dönemi) temasıyla İstanbul’da başladı. ICA tarafından düzenlenen etkinlikte, pamuk sektörünün gündemi ile Türkiye ve dünya ekonomisindeki gelişmeler ele alındı.
Her yıl farklı bir ülkenin ev sahipliği yaptığı ve geçen yıl Dubai’de gerçekleştirilen organizasyona bu kez 700'ü aşkın delege katıldı ve bu rakam delege sayısı açısından rekora yaklaştı. İstanbul’daki etkinliğin açılışında konuşan ICA Direktörü Bill Kingdon, üyelerin pamuğun tekstilde tercih edilen bir ham madde olarak teşvik edilmesini de birliğin görevleri arasında gördüğünü ifade etti.
Kingdon, bu doğrultuda uluslararası kuruluşlarla iş birliği yaptıklarını ve pamuğun kullanımını destekleyen çalışmalar yürüttüklerini kaydetti.
İstanbul buluşmasının 14 ana sponsor ve 15 destek sponsorunun katkısıyla gerçekleştirildiğini belirten Kingdon, bu desteğin ICA’nın uluslararası ticaret etkinliklerinin düzenlenmesinde önemli rol oynadığını ifade etti.
ICA Başkanı Pierre Chehab, organizasyonun katılımcı sayısı bakımından rekora yaklaştığını söylerken Türkiye’nin pamuk alanında köklü bir geçmişe sahip olduğunu da vurguladı; etkinliğin Türkiye’de düzenlenmesinin bu birikime verilen önemin bir göstergesi olduğunu ifade etti.
Türkiye’den 120’yi aşkın delegenin etkinlikte yer aldığını açıklayan Chehab, kadın katılımcı sayısının da 120’yi aşmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Bu katılımı, pamuk sektöründe kadınların varlığını destekleyen “Women in Cotton” çalışmalarının gelişimiyle birlikte değerlendirdi. Konferans boyunca altı Türk konuşmacının söz alacağını belirten ICA Başkanı, İstanbul’daki katılımın sonraki organizasyonlar için de çıtayı yükselttiğini söyledi. Brezilyalı sektör temsilcilerine seslenen Başkan, İstanbul’un ulaştığı katılımın daha da ileriye taşınması çağrısında bulundu.
Etkinliğin ilk gününde Amerikan Pamuk Tüccarları Birliği (ACSA) Başkanı ve CEO’su William H. Allen ile Louis Dreyfus Company Küresel Ticaret Operasyonları Sorumlusu ve Pamuk Platformu Başkanı Joe Nicosia da sunum yaptı.
Yine Dr. Murat Üçer de etkinlikte Türkiye ve dünya ekonomisi konulu bir sunum gerçekleştirdi. Etkinlikte Staplcotn’dan Hope Brooks, Arvind Mills’ten Bharat Desai, Abrapa’dan Marcelo Duarte, Nipaş Tekstil’den İsmail Nohutlu, bağımsız risk danışmanı Jagdish Parihar ve China National Cotton Group Corporation’dan David Yang konuşmacı olarak yer aldı.
ICA Başkan Yardımcısı ve Nipaş Tekstil Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Nohutlu, burada bir sunum yaparak Türkiye'nin pamuk ipliği üretim kapasitesinin son dört yılda 1,9 milyon tondan 2,3 milyon tona yükselmesine rağmen kapasite kullanım oranının yüzde 88'den yüzde 63'e gerilediğini söyledi. Uluslararası Pamuk Birliği (ICA) 2026 konferansında Türkiye tekstil sektörünün küresel rekabet gücünü değerlendiren ICA Başkan Yardımcısı ve Nipaş Tekstil Yönetim Kurulu Üyesi Nohutlu, sektörün üretim altyapısındaki gücüne rağmen maliyetler ve finansman koşulları nedeniyle ciddi bir daralma yaşadığını söyledi. Türkiye'nin pamuktan ipliğe, kumaştan hazır giyime kadar bütün üretim aşamalarını bünyesinde barındırmasının önemli bir avantaj olduğunu belirten Nohutlu, bu entegre yapının korunması gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin dünya ihracatındaki payının 2005-2024 döneminde yüzde 3,5-3,7 bandında seyrettiğini belirten Nohutlu, 2025 yılında bu oranın yüzde 2,7'ye gerilediğini söyledi. Aynı dönemde dünya hazır giyim ticaretinin yüzde 4,35 büyüdüğüne dikkat çeken Nohutlu, Türkiye'nin ilgili ihracat göstergelerinde yüzde 5,58 ve yüzde 6,30'luk düşüşler yaşadığını ifade etti. Sektörün üretim kapasitesindeki gelişmelere de değinen Nohutlu, “2022 yılında 1,9 milyon ton pamuk ipliği eğirme kapasitemiz vardı ve kapasite kullanım oranımız yüzde 88 seviyesindeydi. Sonraki yıllarda yeni yatırımlar yaptık, kapasitemizi 2,3 milyon tona çıkardık. Ancak bugün kapasite kullanım oranımız yüzde 63'e kadar geriledi” dedi.

Etkinlik kapsamında “Geleceğin İpliği: Türkiye, Avrupa ve Tekstilin Geleceği” başlıklı panel de gerçekleştirildi.
Türk tekstil sektörünün küresel rekabet gücünü artırma yollarının ele alınacağı oturumda sürdürülebilirlik, izlenebilirlik, değişen AB düzenlemeleri ve yakın coğrafyadan tedarikin artan önemi tartışıldı.
Panelde Orka Holding’den Büşra Orakçıoğlu Biberoğlu, Louis Dreyfus Company’den Camille Cluzel, Better Cotton Initiative’den Rebecca Owen, TİM Başkan Vekili Ahmet Öksüz ve Ensar Tekstil’den Ertuğrul Tanrıverdi konuşmacı olarak yer aldı.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili ve Kipaş Tekstil Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Öksüz, sürdürülebilirlik yatırımlarının maliyetinin büyük ölçüde üreticilerin üzerinde kaldığını belirterek, küresel markalara sorumluluk çağrısında bulundu. Öksüz, sektörün artan maliyetler ve küresel rekabet baskısına rağmen önemli bir üretim gücüne sahip olduğunu söyleyerek, Türkiye'nin dünya tekstil ihracatında beşinci, Avrupa Birliği'nde ise ikinci sırada bulunduğunu belirtti ve küresel tekstil ihracatından yüzde 3,5 pay aldığını kaydetti. Tekstil ve hazır giyim sektörlerinin toplam yıllık üretiminin 74,3 milyar dolara ulaştığını aktaran Ahmet Öksüz, bunun 42,7 milyar dolarının tekstil, 31,6 milyar dolarının ise hazır giyimden oluştuğunu ifade etti. İki sektörün yıllık 27 milyar dolar ihracat gerçekleştirdiğini ve 17 milyar dolar dış ticaret fazlası verdiğini belirterek, yalnızca tekstil sektörünün 2025 yılında 211 ülke ve bölgeye 9,4 milyar dolarlık ihracat yaptığını söyledi. Türkiye'nin pamuktan ipliğe, kumaştan teknik tekstile ve hazır giyime kadar bütün üretim aşamalarını gerçekleştirebilen az sayıdaki ülkeden biri olduğunu vurgulayarak, yalnızca üretim kapasitesinin artık küresel rekabette yeterli olmadığını dile getirdi. Öksüz, gelecekte inovasyon, teknoloji, sürdürülebilirlik ve katma değerli üretimin belirleyici olacağını belirterek, “Bizim avantajımız ucuz üretim değil; hızlı, kaliteli, entegre ve sürdürülebilir üretim” değerlendirmesinde bulundu.

Uluslararası Pamuk Birliği (ICA) Yönetim Kurulu Üyesi ve Ensar Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Ertuğrul Tanrıverdi, pamuğun polyester başta olmak üzere sentetik elyaflar karşısında pazar payı kaybettiğine dikkat çekerek, üretici ülkelerin ortak bir iletişim ve tanıtım stratejisi geliştirmesi gerektiğini söyledi. ICA 2026 konferansında küresel elyaf rekabetini değerlendiren Tanrıverdi, pamuk sektörünün polyester başta olmak üzere sentetik elyaflar karşısında giderek zorlandığını söyledi. Sentetik elyaf üreticilerinin yeni ürün geliştirme, fiyatlandırma ve pazarlama konusunda son derece aktif olduğunu belirten Tanrıverdi, pamuk sektörünün ise ülkeler ve kurumlar bazında ayrı ayrı hareket ettiğine dikkat çekti. Pamuğun binlerce yıllık geçmişe sahip doğal bir elyaf olduğunu hatırlatan Tanrıverdi, viskonun yaklaşık 130, polyesterin ise 80 yıllık geçmişi bulunduğunu söyledi. Sentetik elyaf üretiminde sürecin her aşamasına müdahale edilerek ürün özelliklerinin geliştirilebildiğini, pamukta ise üretimin doğa koşullarına bağlı olduğunu belirten Tanrıverdi, bu nedenle rekabette yalnızca teknolojinin değil, iletişim gücünün de belirleyici hale geldiğini vurguladı.
ICA'nın temelleri, 1841 yılında İngiltere’nin Liverpool kentinde bir grup pamuk tüccarının ham pamuk alım satımını düzenlemek için oluşturduğu tüzük ve kurallarla atıldı.
Güvenli ticaret ortamı oluşturmayı ve sözleşmelere bağlılığı sağlamayı amaçlayan kuruluşun, tedarik zincirinin tüm halkalarını temsil eden 600’ü aşkın üyesi bulunuyor.
Kâr amacı gütmeyen ICA; tahkim, eğitim, ticaret ve iş ağı geliştirme etkinliklerinin yanı sıra ICA Bremen aracılığıyla pamuk test ve araştırma hizmetleri sunuyor.




