Kahramanmaraş tıp dünyasında ses getirecek ve umut aşılayacak olağanüstü bir sağlık operasyonuna ev sahipliği yaptı. Yaklaşık 5,5 yıl önce yemek yemekte güçlük çekmeye başlayan ve zamanla katı gıdaları tamamen tüketemez hale gelen 55 yaşındaki Arif Gedikli, sağlığına kavuşmanın mutluluğunu yaşıyor.
Hastalığının son dönemlerinde su bile içemez hale gelen, yalnızca süt, yoğurt ve çorba gibi sıvılarla beslenebilen Gedikli, 87 kilodan tam 46 kiloya kadar düşmüştü. Birçok hastaneye başvurmasına rağmen çare bulamayan ailenin internet araştırması hayat kurtardı. Oğlunun yaptığı araştırmalar sonucu Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Bahtiyar Muhammetoğlu’na ulaşan hasta, Kahramanmaraş'ta sağlığına yeniden kavuştu.

Akalazya Tanısı Konuldu
Yapılan kapsamlı tetkik ve değerlendirmelerin ardından Arif Gedikli’ye, yemek borusunun alt ucundaki kasın yeterince gevşememesi nedeniyle yutma güçlüğüne yol açan akalazya hastalığı tanısı konuldu.
Hasta için hazırlık süreçlerini anlatan Doç. Dr. Bahtiyar Muhammetoğlu, hastanın özofagus pasaj grafisinde yemek borusunun alt bölümünde 35-40 santimetre arasında yaklaşık 4 ila 5 santimetrelik ciddi bir darlık tespit ettiklerini belirtti. Endoskopik ultrasonografi ve MR ile yapılan incelemelerde kötü huylu bir oluşuma rastlanmadı. Literatür taramasının ardından hastaya segmenter özofagus rezeksiyonu (segmenter özofajektomi) işlemini uygulamaya karar verildi.

Dünyada Nadir Uygulanan Yöntem
Gerçekleştirilen operasyonun üst düzey ve son derece riskli bir milimetrik işlem olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Bahtiyar Muhammetoğlu, ameliyatın detaylarını şu sözlerle aktardı:
"Laparoskopik kesi yapılmadan, açık veya kapalı ameliyata başvurulmadan, yemek borusunun 4-5 santimetrelik bölümünü yalnızca ağızdan girerek tedavi ettik. Bu, üst düzey ve zor bir ameliyat. İşlemin milimetrik sınırlar gözetilerek yapılması gerekiyor. Çünkü adventisya adı verilen dış tabaka delinirse ciddi akciğer sorunları ortaya çıkabilir. Yemek borusundaki yaklaşık 5 santimetrelik bölümü 360 derece çevresel olarak rezeke ederek çıkardık."

Operasyonun ardından yemek borusuna tam kaplı metalik stent yerleştirildiğini, mideye uzanan nazogastrik beslenme tüpü kullanıldığını kaydeden Muhammetoğlu, işlemin özelliklerinden ötürü hastayı 14 gün hastanede gözlem altında tuttuklarını ifade etti. Muhammetoğlu, bu operasyonu Tokyo'daki Ohato Endosalon'da Japon meslektaşlarıyla da paylaştıklarını ve işlemin uluslararası çevrelerde büyük ilgi gördüğünü sözlerine ekledi.

"5,5 Yıl Sonra İlk Kez Et Yedim, Yeniden 61 Kilo Oldum"
Ameliyatın ardından yıllar sonra ilk kez rahatça yemek yiyebilmenin ve su içebilmenin huzurunu yaşayan Arif Gedikli ise yaşadığı büyük değişimi şu sözlerle dile getirdi:
"Daha önce süt, yoğurt ve çorba gibi sıvı gıdalarla beslenebiliyordum. Şimdi hem yiyorum hem içiyorum. 5,5 yıl sonra ilk kez et yedim. 87 kilodan 46 kiloya düşmüştüm, şimdi yeniden 61 kiloya ulaştım. Doç. Dr. Bahtiyar hocamdan ve ekibinden Allah razı olsun. Çok şükür şimdi kendimi çok iyi hissediyorum."





