Erzurum'da yaşayan 3 çocuk babası Metin Demir (60), 11 yıl önce arkadaşının tavsiyesi üzerine gittiği hastanede böbrek yetmezliği teşhisi aldı.
Haftada 3 gün diyaliz makinesine bağlanarak yaşam mücadelesi veren Demir, Atatürk Üniversitesi Organ Nakli Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi’ne organ nakli için başvurdu. Yıllarca kadavradan uygun organ bekleyen yaşlı adama, daha önce 9 kez çağrılmasına rağmen doku uyumsuzluğu nedeniyle nakil gerçekleştirilemedi.
25 Eylül Sabahı Gelen Telefon Hayatını Değiştirdi
10'uncu kez hastaneye çağrıldığında umudunu kaybetme noktasına geldiğini ifade eden Metin Demir'e sevindirici haber 25 Eylül sabahı geldi. Giresun'da beyin ölümü gerçekleşen bir vatandaştan bağışlanan böbreğin, yapılan tetkikler sonucu Demir ile tam uyumlu olduğu tespit edildi.
Tam da doğduğu gün hastaneden gelen bu telefonla ameliyathaneye alınan Demir, Merkez Müdürü Doç. Dr. Necip Altundaş başkanlığındaki uzman ekibin başarılı operasyonuyla sağlığına kavuştu.

"Hayatımın En Güzel Doğum Günü Hediyesi"
Diyalizden kurtulmanın sevinciyle gözyaşlarını tutamayan Metin Demir, duygularını şöyle dile getirdi:
"9 kez nakil için geldim ama nasip olmadı. En son çağırdıklarında umutsuz gelmiştim. Demek ki her şeyin bir vakti, saati varmış. 25 Eylül sabahı diyalize girmiştim, merkezin hemşiresi aradı. Nasip o güneymiş, o gün benim doğum günümdü. Giresun'dan gelen böbrek nakledildi. Doğum günüm için hayatımın en güzel hediyesini aldım. Diyalizden kurtuldum, bu çok büyük bir nimet. Vatandaşlarımızdan ricam, bilinçli olarak organ bağışı yapsınlar ve hayat kurtarsınlar."

"Organ Bağışı Artarsa Canlı Nakil Riski Azalır"
Ameliyatı gerçekleştiren Atatürk Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Müdürü Doç. Dr. Necip Altundaş ise kadavradan organ bağışının önemine dikkati çekerek şu değerlendirmelerde bulundu:
"Metin Bey uzun süredir canlı vericisi olmayan ve kadavra listesinde bekleyen bir hastamızdı. Nakil yaptığımız günün kendisinin doğum günü olduğunu ameliyattan sonra öğrendik. Türkiye'de ve bölgemizde kadavradan organ bağışı henüz istenilen seviyede değil. Organ bağışı artarsa canlı nakillerin önüne geçilir. Canlı nakilde hem vericiyi hem alıcıyı ameliyat ederek iki kat risk alıyorsunuz. Kadavrada ise tek riskle süreç tamamlanıyor. Hastamızın takibini nefroloji kliniğimizle birlikte sürdüreceğiz."



