Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, OECD tarafından açıklanan PISA 2025 sonuçlarının ardından Slovakya’nın başkenti Bratislava’da gazetecilerin sorularını yanıtladı. Eğitim politikalarından müfredat değişikliğine, okul ortamlarından ailelerin eğitim sürecindeki rolüne kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulunan Tekin, Türkiye’nin gelecek PISA sınavları için hedefini de açıkladı.
“Asıl hedefimiz ilk 5 içinde yer almak”
Türkiye’nin PISA performansına ilişkin konuşan Tekin, son yıllarda elde edilen yükselişin kademeli olarak gerçekleştiğini belirtti.
Tekin, bir sonraki PISA uygulamalarında OECD ülkeleri arasında ilk 5 içerisinde yer almayı ve bu konumu kalıcı hale getirmeyi hedeflediklerini ifade etti.
Bakan Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile birlikte öğrencilerin yalnızca bilgi edinmesine değil, edindikleri bilgileri günlük yaşamda kullanabilecekleri becerilere dönüştürmesine odaklandıklarını söyledi.
Müfredat yüzde 35 oranında azaltıldı
Eğitimdeki önemli değişikliklerden birinin müfredatın sadeleştirilmesi olduğunu belirten Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında müfredatın yaklaşık yüzde 35 oranında azaltıldığını açıkladı.
Tekin, öğretmenlerin yoğun müfredat nedeniyle konuları yeterli sürede işleyemediğini belirterek, sadeleştirmeyle birlikte sınıf içindeki etkinliklere daha fazla zaman ayrılabildiğini dile getirdi.
“2015’ten sonra tırmanışa geçiyoruz”
PISA sonuçlarındaki yükselişin belirli bir dönemde başlayıp kademeli şekilde devam ettiğini savunan Tekin, özellikle 2015 sonrasında Türkiye’nin performansında dikkat çekici bir yükseliş görüldüğünü söyledi.
PISA kapsamında okul ve öğrencilerin OECD tarafından belirlendiğini vurgulayan Tekin, Türkiye’nin örneklem seçimine müdahale etmediğini ifade etti.
Eğitimde ailelerin rolüne dikkat çekti
Bakan Tekin, eğitimde bundan sonraki dönemde ailelerin sürece daha fazla dahil edilmesine odaklanacaklarını belirtti.
Velilerin çocuklarının eğitim süreçleriyle geçmişe kıyasla daha az ilgilendiğini savunan Tekin, akademik başarıyı artırmak için okul, öğretmen ve aile arasında daha sağlıklı bir iş birliği kurulması gerektiğini söyledi.
Sınav sistemine ilişkin dikkat çeken mesaj
Tekin, öğrencilerin sıralama sınavlarına hazırlanmasının eğitim sistemi üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek, sınavla öğrenci alan ortaöğretim kurumlarının sayısı ve kontenjanlarının kademeli olarak azaltılması gerektiğini ifade etti.
Ölçme ve değerlendirme sisteminde de değişiklikler yaptıklarını aktaran Tekin, öğrencilerin yalnızca sınav başarısıyla değil, farklı becerileriyle değerlendirilmesinin önemine işaret etti.
“Eğitim ile ekonomik kalkınma arasında yakın bağ var”
Eğitimde niteliğin artırılmasının ekonomik kalkınmayla doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Tekin, nitelikli eğitim alan öğrencilerin gelecekte mühendislik, savunma sanayisi ve girişimcilik gibi alanlarda ülke ekonomisine katkı sağlayacağını söyledi.
Tekin, eğitim alanında bugün gerçekleştirilen iyileştirmelerin ekonomik sonuçlarının uzun vadede ortaya çıkacağını ifade etti.
Bir sonraki PISA 2029’da yapılacak
Türkiye’nin eğitim performansında kalıcı yükseliş hedeflediklerini belirten Tekin, bir sonraki PISA araştırmasının 2029 yılında gerçekleştirileceğini açıkladı.
Bakan Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında eğitim alan öğrencilerin bir sonraki PISA uygulamasında daha başarılı sonuçlar elde edeceğine inandığını söyledi.