Kahramanmaraş'ta, emekli olduktan sonra dedesinden kalan asırlık dükkanın başına geçen öğretmen Ejder Külekci, unutulmaya yüz tutmuş külekçilik mesleğini 3. kuşak olarak gelecek nesillere aktarmak istiyor.
Dede ve babasının yıllarını verdiği 500 yıllık tarihi Maraş Çarşısı'ndaki dükkana yeniden hayat vermek isteyen emekli öğretmen, yaklaşık 4 yıldır 70 metrekarelik dükkanda külek üreterek hem nostaljiyi yaşatıyor hem de ek gelir sağlıyor.
Elektriğin olmadığı dönemlerde kırsal kesimlerde süt ve süt ürünlerinin korunması için kullanılan ahşap küleklerin kentteki son ustalarından olan Külekci, dede mirası olan mesleğinin gelecek kuşaklara aktarılmasını istiyor.
Türkiye'nin çeşitli illerinde 36 yıldır öğretmenlik yapan 3 çocuk babası Külekci, muhabirimize, çocukluk döneminde okulun tatil olduğu zamanlarda babasının yanına gelerek çıraklık yaptığını söyledi.
Gençlik yıllarında da boş zamanlarını, hem mesleği öğrenmek hem de babasına yardımcı olmak için bu dükkanda geçirdiğini anlatan Külekci, geçmişte evlerde çok sık kullanılan küleğin şimdilerde ise daha çok dekor amaçlı kullanılan bir parça haline geldiğini ifade etti.
Talep azlığı nedeniyle mesleğin unutulmaya yüz tuttuğunu aktaran Külekci, şöyle devam etti:
"Bu mesleği canlandırmak istiyorum. Eşimle beraber öğretmenlikten emekli olduk. Kendimi bu mesleği yaşatmaya adadım. Ben 7 yaşından beri burada çalıştım. Gençliğimizde bu işi yaptığımız için mesleği biliyoruz. Sektör bitmiş durumda. Çünkü önceden her ustanın yanında en az 2 çırak olurdu ama bugün dükkanlarda çalışan çırak yok. Sıkıntımız burada. Bütün ölen mesleklerde sıkıntı aynı."
Külekci, mesleğin kentteki son ustaları arasında yer aldığını belirterek,, "Bir ustamız vardı virüsten rahatsızlandı. O da gelmiyor artık. Ben de yapabildiğim ve gücüm yettiği kadar yapmaya çalışıyorum. Yaptıklarım İstanbul, Diyarbakır gibi illere gidiyor. Tek başıma siparişleri yetiştirmeye çalışıyorum." diye konuştu.
Ata mesleğini yaşatabilmenin gururunu yaşadığını belirten Külekci, yaptığı külekleri 35 ile 40 lira arasında sattığını kaydetti.
Kahramanmaraş külek yapımı, külek nedir?, geleneksel mutfak gereçleri, Maraş Semerciler Çarşısı
Doğallığın ve Sabrın Sanatı
Plastik kapların henüz mutfaklara girmediği dönemlerde, yiyeceklerin bozulmadan saklanmasını sağlayan en sağlıklı çözüm külekti. Söğüt ağacının esnekliği ile çamın dayanıklılığını birleştiren bu geleneksel kaplar, günümüzde hala yoğurt mayalamak ve kuru gıda saklamak için ilk tercih. Islatılarak bükülen söğüt dalları, usta ellerde form kazanarak mutfaklarımıza sağlık taşıyor.
Gramdan Kilogramdan Önce "Külek" Vardı
Külek sadece bir saklama kabı değil, Kahramanmaraş’ta geçmişin hacim ölçü birimidir. En küçüğü yaklaşık 1 kg buğday alan "Ölçek", en büyüğü ise 22 kg kapasiteli "Grat" olmak üzere tam 11 farklı boyda üretilir. Şirik Urubla’dan Keltas’a kadar her boyun kendine has bir ismi ve kullanım alanı vardır. Bugün çarşıda pazarda kullanılmasa da, gerçek Maraş tarhanası hala bu kadim ölçülerle kurulur.
Geleneksel İşçilik: Kasnak ve Çemberin Uyumu
Bir küleğin yapımı büyük bir titizlik gerektirir. Silindir gövdesini oluşturan kasnak için genellikle söğüt ağacı tercih edilirken, taban ve çember kısımlarında çam ağacı kullanılır.
İnce ince kesilen ağaçlar, suyla yumuşatılıp kalıplarda eğilerek son halini alır. Bu doğal yapı, içine konulan yoğurdun fazla suyunu emerek kıvamın mükemmel olmasını sağlar.
Semerciler Çarşısı’nın Son Ustasına Selam Verin
Kahramanmaraş’ın tarihi çarşılarında dolaşırken Semerciler Çarşısı’na mutlaka uğrayın. Burada, küçücük atölyesinde dev bir mirası yaşatan "Son Külek Ustası" sizleri bekliyor.
Sadece külek değil; ahşap kuş kafeslerinden oyuncak beşiklere kadar el emeği ürünler üreten ustanın hoş sohbeti, en az sanatı kadar değerlidir. Şehirden ayrılmadan önce bu nadide el emeği ürünlerden birini yanınıza almayı unutmayın.