1. Giriş
Ülkemizde son yıllarda, banka hesabını üçüncü kişilere belirli bir menfaat veya para karşılığı kullandırmaktan kaynaklanan mağduriyetlerin arttığı bilinen bir gerçektir. Gerek denetimler sırasında karşılaştığım olaylar gerekse sosyal medya ve forumlarda yapılan paylaşımlar, banka hesabı kiralama uygulamasının ciddi sonuçlar doğurduğunu ortaya koymaktadır. Banka hesabını komisyon karşılığı kullandırmak, birçok kişi tarafından kolay gelir elde etme yöntemi olarak görülse de, bu durumun beraberinde getirebileceği yaptırımlar çoğu zaman göz ardı edilmektedir. Bu yazıda, banka hesabının üçüncü kişilere kullandırılmasının doğurabileceği olası hukuki ve vergisel sonuçları ele alınmıştır.


2. Banka Hesabının Kayıt Dışı Ticari Faaliyetlere Aracılık Edecek Şekilde Kullandırılmasının Hukuki ve Mali Sonuçları
Yapılan denetimlerde sıkça karşılaşılan durumlardan biri, banka hesaplarının komisyon karşılığında üçüncü kişilere kiralanmasıdır. Bu sürecin genellikle şu şekilde işlediği tahmin edilmektedir:
Üniversite öğrencileri, maddi durumu yetersiz olan kişiler veya hukuki sonuçların farkında olmayan diğer kişiler; internet sitelerinde yer alan ilanlar, arkadaş çevresi aracılığıyla yapılan yönlendirmeler ya da banka hesabı kiralamak isteyen kişilerin doğrudan alım gücü daha düşük semtlere gitmesi vb. yoluyla bu kişilerle temas kurmaktadır. Hesap kiralamak isteyenler, bu kişilere yeni banka hesabı açtırarak bankacılık şifrelerini almakta ya da kullanılmayan mevcut banka hesaplarını cüzi komisyonlar karşılığında devralarak bu hesaplar üzerinden işlem yapmaktadır. Üçüncü bir yöntem olarak ise; fazla işlem hacmi olmadığı durumda banka hesabına gelen paralar, hesap sahibi ile birlikte bankaya gidilerek nakit olarak çekilmektedir.
Hesabını kiralayan kişiler çoğunlukla bilgisizlik, yaptırımların hafif olduğu düşüncesi veya maddi ihtiyaçlar nedeniyle 20.000 TL – 30.000 TL gibi tutarlar karşılığında, hatta bazen daha düşük bedellerle banka hesaplarını üçüncü kişilere kullandırmaktadır.
Ancak banka hesabının üçüncü kişilere kullandırılması halinde, hesap üzerinden yapılan tüm işlemlerden hesap sahibi hukuken ve mali olarak sorumlu tutulmaktadır.
Banka hesabının komisyon karşılığı üçüncü kişilere kullandırılması durumunda, hesabınıza gelen tutarların vergisel boyutuna ayrıntılı olarak girilmeksizin, karşılaşılması muhtemel sonuçlar özetlenecektir. Banka hesabınıza gelen tutarların şirketlerin veya şahısların kayıt dışı ticari faaliyetleriyle ilgili olduğunun tespiti halinde, vergi incelemesine alınmanız söz konusu olacaktır. Bu durumda, banka hesabınıza gelen tutarların toplam tutarı üzerinden komisyon geliri hesaplanmakta ve buna göre Vergi İnceleme Raporları düzenlenmektedir.
Örneğin; banka hesabınızı üçüncü kişilere kullandırdığınız ve hesabınıza kayıt dışı ticari faaliyet kapsamında başka kişi veya kurumlara ait 100 milyon TL tutarında para girişi yapıldığının tespit edilmesi halinde, hesabınıza gelen paranın en az %1’i komisyon geliri olarak kabul edilmekte ve bu durumda 1 milyon TL komisyon geliri elde ettiğiniz sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu komisyon geliri üzerinden 2026 yılı geçerli olan gelir vergisi tarifesi ile KDV oranları dikkate alınarak;
232.500 TL gelir vergisi ve 1 kat vergi ziyaı cezası,
150.000 TL geçici vergi ve 1 kat vergi ziyaı cezası,
200.000 TL katma değer vergisi ve 1 kat vergi ziyaı cezası
ile karşı karşıya kalınabilmektedir. Söz konusu tutarların, tespit edilen komisyon oranına ve uygulanacak vergi oranlarına göre değişebileceği unutulmamalıdır.
Ayrıca 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’un 15. maddesi kapsamında suç duyurusunda bulunulmak üzere Suç Duyurusu Raporu düzenlenerek Cumhuriyet Savcılığına gönderilmektedir. Bu durumda, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası veya beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılma riski ortaya çıkmaktadır.


3. Yasadışı Bahis Faaliyetlerine Aracılık Amacıyla Banka Hesabı Kullandırılmasının Olası Sonuçları
Yazının önceki bölümlerinde de açıklandığı üzere, banka hesabının komisyon karşılığı üçüncü kişilere kullandırılması durumunda, hesabı kullanan kişilerin bu hesabı hangi amaçla kullandığı çoğu zaman hesap sahibi tarafından bilinmemektedir. Ancak hesabın kullanım amacına göre, hesap sahibinin karşı karşıya kalacağı cezai ve vergisel yaptırımlar ağırlaşabilmektedir.
Banka hesabının, üçüncü kişiler tarafından yasadışı bahis faaliyetlerinden elde edilen gelirlerin gizlenmesi ve para transferi amacıyla kullanılması durumunda, hesap sahibinin aşağıda belirtilen yaptırımlarla karşılaşması kuvvetle muhtemeldir.
Yurt içi ve yurt dışında oynanan spor müsabakalarına ilişkin bahis oyunları oynatma yetkisi, Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde kurulan Spor Toto Teşkilat Başkanlığına verilmiştir. Başkanlık, bahis faaliyetlerini düzenlemek ve denetlemek ile yasadışı bahis faaliyetlerinin önüne geçmekle görevlidir.
Türkiye’de, kamu otoritesinden gerekli lisans ve izinleri almaksızın, özellikle internet üzerinden yürütülen bahis ve şans oyunları faaliyetleri yasadışı kabul edilmektedir. Yasadışı bahis faaliyetleri çoğunlukla belirli bir bahis şirketinin altyapısı kullanılarak; yasal olmayan fiziksel bayiler veya internet siteleri aracılığıyla gerçekleştirilmektedir. Bunun yanında, bir ülkeden lisans alarak başka bir ülkede faaliyet gösteren ve internet üzerinden bahis oynatan yapılanmalar da yaygın bir yasadışı bahis yöntemi olarak karşımıza çıkmaktadır.
Yasadışı bahis faaliyetleri çoğunlukla yurt dışı kaynaklı şirketler üzerinden yürütülmekle birlikte, kimi zaman ülke içinden organize edilen ve yaptırımlardan kaçınmak amacıyla yurt dışı kaynaklı izlenimi veren internet sitelerine de rastlanmaktadır. Bu sitelerin, Türkiye’de herhangi bir vergi mükellefiyeti kaydı bulunmamakta; bahis bedellerinin tahsili ve kazançların ödenmesi amacıyla Türkiye’deki bankalarda çeşitli kişiler adına açılmış hesaplar kullanılmaktadır. Bahis bedellerinin tahsili ve ikramiye ödemelerini ülke içindeki üçüncü kişiler aracılığıyla gerçekleştirdikleri; bu yolla bankalar tarafından uygulanabilecek tedbirleri önüne geçmeye çalıştıkları görülmektedir.
7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 5. maddesinin (c) bendinde, Kanun’un verdiği yetkiye dayalı olmaksızın spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarıyla bağlantılı olarak para nakline aracılık eden kişilerin, üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır.
Bu kapsamda, banka hesabının yasadışı bahis faaliyetlerinde kullanılması halinde, anılan Kanun’un 5. maddesi uyarınca üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası yaptırımıyla karşılaşılması mümkündür.
Ayrıca, kendi banka hesaplarını başkalarına kullandırmak suretiyle başkası hesabına işlem yapıldığını beyan etmemek, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’un 15. maddesi kapsamında değerlendirilmekte; bu fiil nedeniyle altı aydan bir yıla kadar hapis veya beş bin güne kadar adli para cezası talebiyle Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulmaktadır.
7258 Sayılı Futbol Ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis Ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 5/c Maddesi Kapsamında Para Nakline Aracılık Eden Kişilerin Elde Ettiği Gelirlerin Vergisel Niteliği
İnternet üzerinden müşterek bahis oynatılması faaliyeti, gerçek kişiler açısından ticari kazanç kapsamında değerlendirilmektedir. Yasadışı olarak internet üzerinden bahis oynatılmasına yer veya imkan sağlanması suretiyle elde edilen kazançların, ticari kazanç esaslarına göre vergilendirilmesi gerekmektedir.
Elde edilen komisyon gelirine ve uygulanabilecek muhtemel vergi ve cezalara ilişkin tespitler yazının önceki bölümlerinde yapılan değerlendirmelerle aynıdır. Banka hesaplarına gelen tutarlar üzerinden komisyon geliri hesaplanarak mükellefiyet tesis edilmekte ve bu gelirler üzerinden Gelir Vergisi, Geçici Vergi ve Katma Değer Vergisi tarh edilmektedir. Ayrıca, söz konusu vergilerin her biri için ayrı ayrı bir kat vergi ziyaı cezası uygulanmaktadır.
Bu şekilde yapılan tarhiyatlar sonucunda, hesaba gelen tutarların büyüklüğüne göre toplam vergi ve ceza tutarlarının milyonlarca Türk Lirasına ulaşması mümkündür.

4. Banka Hesabını Komisyon Karşılığı Kullandırmanın 5549 Sayılı Kanun ile 5237 Sayılı TCK 282 Maddesi Kapsamında Doğurabileceği Sonuçlar
Yazının önceki bölümlerinde belirtildiği üzere, banka hesabının komisyon karşılığı kullandırılması ve hesabı kullanan kişiler tarafından bu hesap aracılığıyla suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunun işlenmesi durumunda, aşağıda belirtilen yaptırımlarla karşılaşılması mümkündür.
Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin birinci fıkrasında; alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tabi tutan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacağı şeklinde düzenlenmiştir.
“Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan” ifadesiyle, alt sınırı bu süreyi aşan tüm suçların öncül suç kapsamında değerlendirilmesi mümkündür. Aklama suçu, birçok suç tipinden farklı olarak ön şarta bağlı bir suç olup, öncesinde gelir veya menfaat doğuran bir suç fiilinin varlığını gerektirmektedir.
Aklama suçunun oluşabilmesi için, aklamaya konu gelirin elde edildiği suç hakkında daha önce adli bir takibat yapılması, bu konuda bir dava açılması veya açılan davanın sonuçlanması şart değildir.
Aklamayı; yasa dışı yollardan elde edilen gelirin değerini mümkün olduğunca koruyarak, yetkililerin dikkatini çekmeyecek ve kullanılabilirliğini artıracak şekilde çeşitli işlemlere tabi tutulması veya bu gelire kanuni bir gerekçe kazandırılarak başka varlıklara dönüştürülmesi süreci olarak tanımlamak mümkündür.
Kanunların suç saydığı fiillerden elde edilen her türlü ekonomik menfaat ve değer suç geliri olarak kabul edilmektedir. Bu kapsamda, alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun (öncül suç) işlenmesi, bu suçtan kaynaklanan bir malvarlığı değerinin somut olayda mevcut olması ve son olarak bu malvarlığı değerlerinin aklama fiillerine tabi tutulması ile öncül suçlar arasında illiyet bağı kurulması gerekmektedir. Başka bir ifadeyle, ortada bir suç geliri bulunmadığı sürece aklama fiilinin varlığından söz edilemez. [1]
Aklama suçunun işlenmiş sayılabilmesi için, suç gelirinin ya yurt dışına çıkarılması ya da gayrimeşru kaynağının gizlenmesi veya meşru bir yolla elde edildiği izlenimi uyandırmak amacıyla çeşitli işlemlere tabi tutulması gerekmektedir. Banka hesabının komisyon karşılığı başkasına kullandırılması halinde, hesap üzerinden kara para aklama fiilinin gerçekleştirilmesi ihtimali bulunmaktadır.
Örneğin; İstanbul’dan Yalova’ya gelen ve yasadışı bahis faaliyetiyle iştigal eden kişilerin, komisyon karşılığında Ahmet B.’ye ait banka hesabını kullanarak yasadışı bahis gelirlerini tahsil ettikleri, ardından bu gelirlerin kaynağını gizlemek amacıyla Ayşe K.’ye ait banka hesabını yine komisyon karşılığında kullanmak suretiyle söz konusu parayı bu hesap üzerinden yurt dışına transfer ettikleri varsayıldığında; Ayşe K. bakımından, Türk Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunun tüm unsurlarının oluştuğu kabul edilecektir.
Bu durumda, banka hesapları aracılığıyla aklama suçu işlendiği gerekçesiyle üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılma riski doğacaktır. Ayşe K. hakkında Aklama Suçu İnceleme Raporu (ASİR) düzenlenecek, ayrıca suçtan elde edilen malvarlığına ilişkin müsadere hükümlerinin uygulanması talep edilecektir.


5. Banka Hesabının Komisyon Karşılığı Kullanılmasının Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Kapsamında Değerlendirilmesi
Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde; bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasına hükmolunacağı düzenlenmiştir. Ayrıca bu bent kapsamında hapis cezasının alt sınırı dört yıl olup, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacaktır.
İnternet siteleri ve forum sayfalarında “IBAN kiralama” konulu paylaşımları incelediğimde, özellikle acil nakit ihtiyacı içerisinde olan kişilerin bu yöntemi “kolay para kazanma” olarak gördüklerini gözlemledim. Bu duruma ilişkin tespit ettiğim bazı örnek mesajlar aşağıda yer almaktadır:
Birinci Mesaj: “Beyler, benim bir arkadaşım var; beş tane banka hesabını kiraya vermiş, her birinden 4.000 TL alıyormuş. Adamın hiçbir şeyi yokken aylık 20.000 TL geliri var. Benim İstanbul’da 3,5 milyon TL’lik evimin kirası bu kadar değil. Hiçbir şey yokken nasıl havadan 20 bin TL geliri oluyor, anlamıyorum. Sizce bu iş bir yerde patlar mı, başına ne gelebilir?”
İkinci Mesaj: “İyiymiş, benim hesabımı da kiralamak isteyen çıkar mı?”
Üçüncü Mesaj: “Arkadaşlar, hesabımı 30.000 TL’ye bir günlüğüne kiraladım. Başıma bir iş gelir mi? Parayı yarın IBAN’ıma yatıracaklarını söylediler.”
Dördüncü Mesaj: “Herkese iyi forumlar. Avukat olan ya da başına böyle bir şey gelmiş biri varsa yardım ederse çok sevinirim. Facebook üzerinden biri bana ulaştı, banka hesabıma para geleceğini söyledi. Bir kafede buluştuk, telefonumdan işlemleri yaptılar, sonra şifrelerimi aldılar. Paramı alamadım ve hesaplarım bloke oldu. Ne yapmalıyım?”
Beşinci Mesaj: “Banka hesabı kiralatmak güvenilir mi? Maddi olarak çok sıkıntıdayım. Bir arkadaşım iyi para geldiğini söyledi. Sizce ne yapmalıyım?”
Altıncı Mesaj: “500–600 TL nakit ihtiyacım vardı. Facebook’ta banka hesap kiralama ilanlarını gördüm. Bahis için kullanılacağını söylediler, aylık 2.000 TL teklif ettiler. Riski yok dediler. Sizce?”
Banka hesabını komisyon karşılığı kullandıran kişiler oldukça yaygındır ve her gün medya organlarında bu nedenle mağduriyet yaşayan kişilere ilişkin haberlere rastlanmaktadır.
Banka hesabının komisyon karşılığı kullandırılması ve bu hesabın dolandırıcılık suçunda kullanılması halinde, hesap sahibi de sorumlu tutulmakta ve Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesi kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçundan yargılanmaktadır. Bu suçun cezası üç yıldan on yıla kadar hapis ve ayrıca elde edilen menfaatin en az iki katı kadar adli para cezasıdır. Suçun bilişim sistemleri aracılığıyla işlenmesi halinde hapis cezasının alt sınırı dört yıl olarak uygulanmaktadır.


6. Değerlendirme
Banka hesabının komisyon karşılığı kullandırılmasının olası sonuçları özetle aşağıdaki gibidir:
1.Banka hesabının kayıt dışı ticari faaliyet kapsamında kullanılması halinde, 5549 sayılı Kanun’un 15. maddesi uyarınca altı aydan bir yıla kadar hapis veya beş bin güne kadar adli para cezası istemiyle Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulmaktadır. Ayrıca banka hesabına gelen tutarlar üzerinden komisyon geliri tespit edilerek gelir vergisi, geçici vergi ve katma değer vergisi tarh edilmekte; bu vergilerin her biri için ayrı ayrı bir kat vergi ziyaı cezası uygulanmaktadır.
2.Banka hesabının yasadışı bahis faaliyetinde kullanılması durumunda, 5549 sayılı Kanun’a muhalefet nedeniyle suç duyurusunda bulunulmasının yanı sıra, 7258 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (c) bendi kapsamında üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile karşılaşılması mümkündür. Ayrıca elde edilen gelirler üzerinden gelir vergisi, geçici vergi ve katma değer vergisi ile bunlara ilişkin bir kat vergi ziyaı cezaları uygulanmaktadır.
3.Banka hesabının Türk Ceza Kanunu’nun 282. maddesinde düzenlenen suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu kapsamında kullanılması halinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılma söz konusu olmakta; banka hesapları dondurulmakta ve suçtan elde edilen malvarlığına müsadere hükümleri uygulanmaktadır.
4.Banka hesabının Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunda kullanılması halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunmaktadır. Bu durumda hapis cezasının alt sınırı dört yıl olup, adli para cezası suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamamaktadır.
Banka hesabını komisyon karşılığı kullandıran kişiler, başlangıçta 20.000–30.000 TL gibi kazançlar elde ettiklerini düşünseler de, uzun vadede geri dönülmesi güç zararlarla karşı karşıya kalmaktadır. Medyada sıkça yer alan örneklerde, banka hesabını kullandırdığı için ağır cezalar alan kişilerin bulunduğu görülmektedir. Banka hesabının kolay kazanç elde etme amacıyla kiralanması işlemleri, kişinin yaşamının ilerleyen dönemlerinde telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açabilmekte, toplumun birçok kesimini etkileyen ve geri dönülmesi güç zararların ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
Banka hesaplarının komisyon karşılığı kullandırılmadığında; kayıt dışı ticari faaliyetlerin paravan hesaplar aracılığıyla gizlenmesi zorlaşacak ve suçtan elde edilen gelirlerin aklanması güçleşecek ve kamuoyunda “kara para” olarak bilinen bu faaliyetler kolaylıkla yürütülemez hale gelecektir.
Ayrıca yukarıda yer verilen cezalar, durumun ciddiyetini ortaya koymak amacıyla paylaşılmıştır. Birden fazla banka hesabının komisyon karşılığı kullanılması, bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi durumunda, muhtemel cezalar çok daha ağır olabilecektir.

Kaynakça
[1] https://www.muhasebetr.com/yazarlarimiz/resulpurkaya/001/#google_vignette
[2] Türk Ceza Kanunu
[3] 5549 Sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun
[4] Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun