Show TV, kamuoyunun yakından takip ettiği soruşturma sonrası dikkat çeken bir karara imza attı. Uyuşturucu soruşturmasında tutuklanan Mehmet Akif Ersoy’un eski eşi olan Ana Haber Sunucusu Pınar Erbaş’ın görevine son verildi.
Erbaş, daha önce izne ayrıldığını duyurmuştu. Bugün yaptığı açıklamada ise izninin uzatıldığını, ardından Show TV Ana Haber spikerliği görevine dönüşünün olmayacağının kendisine bildirildiğini açıkladı.

“Eski eş ile ilgili haberleri sunmam istenmedi”
Pınar Erbaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Her haberi tarafsızlıkla iletmekle yükümlü bir ana haber spikeri olduğum halde, ‘eski eş ile ilgili haberleri’ sunmam istenmediği için görevime son verildi. Kısa bir izin dönemindeydim. Önce iznim uzatıldı, sonraki süreçte ise aynı yerde işe dönüşümün olmayacağı tarafıma bildirildi.”
“Büyük haksızlık… Kadın-erkek eşitsizliği boyutu var”
Karara sert tepki gösteren Erbaş, yaşananları yalnızca mesleki değil, toplumsal bir sorun olarak da değerlendirdi. Açıklamasında şu sözlere yer verdi:
“Mağduru bile olmayı içime sindiremediğim bir hikâyenin kurbanı olmayı kabul etmem mümkün değil. Büyük haksızlık… Hukuki ve ahlaki yönden tartışma konusu edilemeyecek bir durumda olmama rağmen, ‘eski eş’ olmanın gerekçe gösterilmesinin; suçun şahsiliği ilkesiyle oluşturduğu tezadı kamuoyunun takdirine bırakıyorum.”

Kadın-erkek eşitsizliğine de dikkat çeken Erbaş, şunları kaydetti:
“Meselenin bir de kadın-erkek eşitsizliği boyutu var. Söz konusu suçlamaların odağında bir kadın olarak ben olsaydım karşı tarafın işine son verilir miydi? Soru olarak dile getirdim ama aslında cevabı biliyorum.”
“15 senelik emeğim var”
Kariyerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erbaş, mesleki geçmişini şu sözlerle anlattı:
“15 senelik emek… Stajyerlik, muhabirlik, editörlük ve spikerlik ile devam eden kariyerimde, her basamağı, tüm iş arkadaşlarımın şahitliğinde, mesleki ilke ve ahlak kuralları çerçevesinde, pek çoğumuz gibi binbir mücadeleyle çıktım. Kariyer benim. Tek başıma yaptım. Yine yaparım. Fakat çok şaşkın ve kırgınım.”
Karar, medya dünyasında ve sosyal medyada “suçun şahsiliği” ve “kadın gazetecilere yönelik yaklaşım” tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.




