Ancak bu durum yeni değil. Irak ve Suriye savaşlarında da insanlık tarihi zarar gördü. Peki, amaç alternatif bir geçmiş yazmak mı? 

Dünyanın gözü önünde bitmeyen bir soykırım yaşanıyor. Filistin'e ait olan her şey talan edildi.

Tarihi ve kültürü de yok ediliyor. 7 ekimden bu yana 200 tarihi eser zarar gördü.

9 yayınevi ve kütüphane, 21 kültür merkezi, 3 sanat ve yapım stüdyosu ve 20 tarihi yapı Gazze'de yerle bir oldu.

İsrail, ezanları da kilise çanlarını da susturdu. Büyük Ömeri, Gazze'nin en eski camisiydi.

Aziz Porphyrius ise dünyanın en eski üçüncü kilisesiydi. Bugün cami de kilise de artık yok.

Irak topraklarında da tarih yerle bir edildi

Benzer bir durum Irak topraklarında da yaşandı. 2003'te önce işgal edildi sonra yağmalandı. Tarihi alanları bir bir yok edildi.

Suriye de Irak'ın kaderini yaşadı. 300'den fazla eser savaş nedeniyle yok oldu.
40 bine yakını yağmalandı.

İstanbul'da yoğun sis ulaşımı olumsuz etkiliyor İstanbul'da yoğun sis ulaşımı olumsuz etkiliyor

Aralarında UNESCO Dünya Mirası Listesinde bulunanlar da vardı.

Palmira Antik Kentini ve Selahaddin Kalesi'ni ise DEAŞ havaya uçurdu. Halep şehrine de Esed bomba yağdırdı.

Aslında tarihi eserler uluslararası dokunulmazlığı sahip. Lahey Sözleşmesi insanlık mirasına sahip çıkmak için imzalandı.

Ancak uygulanmadı.

Eserlere uygulanan kıyım tarihin de kanıtlanamaması anlamına geliyor.
İnsanlığın bilinen geçmişi değiştirilmek mi isteniyor?

Savaş sadece insanlığı yok etmiyor. Geçmişin izlerini de siliyor.  

Kaynak: TRT HABER