Bakan Yumaklı, Kahramanmaraş merkezli depremlerin, afet anlarında yeterli ve güvenli içme suyuna ulaşmanın ne kadar hayati olduğunu gösterdiğini kaydetti.
"Dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan savaşlar da su kaynaklarının ve su altyapısının korunmasının ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Bir diğer önemli başlığımız ise su ayak izi ve sanal su. Vatandaşlarımızın günlük hayatında kullandığı ürünlerin üretiminde su kullanılıyor. Bir ürünün gerçek maliyetini değerlendirirken yalnızca ekonomik değerine değil, üretimi sırasında ne kadar su kullanıldığına da bakmamız gerekiyor. Özellikle su kaynaklarımızın üzerindeki baskının arttığı bir dönemde, hangi ürünün hangi havzada ne kadar su tükettiğini bilmek büyük önem taşıyor. Bu nedenle su ayak izi çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bugüne kadar Sakarya, Susurluk, Kuzey Ege, Batı Akdeniz, Büyük Menderes, Aras, Çoruh ve Gediz havzalarında çalışmalarımızı tamamladık. Hedefimiz, 2030 yılına kadar bütün havzalarımızda bu çalışmaların tamamlanmış olmasıdır. Böylece suyu yalnızca tüketilen bir kaynak olarak değil, üretimden ticarete kadar bütün ekonomik süreçlerin bir parçası olarak değerlendireceğiz."