6 Şubat 2023... Türkiye, tarihinin en büyük afetlerinden birine uyandı. On bir ilde milyonlarca insanı etkileyen depremler, şehirleri yerle bir etti; binlerce bina yıkıldı, hayatlar değişti, umutlar enkaz altında kaldı.
Ancak felaketin ilk anından itibaren devlet tüm kurumlarıyla sahaya indi. Arama kurtarma çalışmalarından geçici barınmaya, altyapıdan kalıcı konutlara kadar her alanda başlatılan kapsamlı çalışmalar, dünyanın en büyük afet sonrası yeniden inşa süreçlerinden birine dönüştü.
Bir dönem "Bu yükün altından kalkılamaz" söylemleri gündemi meşgul ederken, bugün deprem bölgesinde yükselen konutlar, açılan okullar, hizmet vermeye başlayan hastaneler ve yeniden canlanan çarşılar farklı bir tablo ortaya koyuyor. Bir zamanlar enkazla anılan şehirlerde bugün vinçlerin, iş makinelerinin ve yükselen binaların sesi yankılanıyor.
Gelinen noktada 455 bin 357 konut ve iş yeri tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildi. Yeni yaşam alanları sadece barınma ihtiyacını karşılamakla kalmadı; sosyal donatıları, eğitim kurumları, sağlık tesisleri, yeşil alanları ve modern altyapısıyla şehirlerin geleceğine de yön verdi.
Her teslim edilen anahtar, yeni bir başlangıcın simgesi oldu. Her yükselen bina, yeniden ayağa kalkmanın en somut göstergesine dönüştü.
Sokaklarda çocuk sesleri yeniden duyuluyor, esnaf kepenk açıyor, fabrikalar üretime devam ediyor, vatandaşlar yeni mahallelerinde hayatlarını yeniden kuruyor.
Türkiye, tarihin en büyük afetlerinden birinin ardından yalnızca binaları değil; umutları, hayatları ve şehirleri de yeniden inşa ediyor.




