Hangi takvime baksak aynı soğuk, hangi saate baksak aynı karanlık...

Kahramanmaraş için zaman artık 'önce' ve 'sonra' diye ikiye ayrıldı.

Bizim için haftalar geçmedi, aylar bitmedi.

Biz, 3 yıldır o bitmek bilmeyen şubat ayazının tam ortasındayız.

O gece... 04.17’de gökyüzü değil, yerin altı feryat etti.

Koca bir tarih, asırlık hayaller ve binlerce can; saniyeler içinde tozun ve betonun sessizliğine mühürlendi.

Işıklar söndüğünde sadece şehir kararmadı; umutlar, yarınlar ve en güzel gülüşler o enkazın altında kaldı.

Betonun soğuğu, bekleyişin kor ateşine karıştı.

Gözümüz gökyüzünde, kulağımız toprağın derinliklerinde...

Dünyanın en ağır imtihanıydı 'beklemek'.

Çaresizce uzanan eller, birbirine tutunan yürekler ve o gece insanlığın sustuğu yerde yankılanan tek bir çığlık:

"Sesimi duyan var mı?"

Keşke bilmeseydik...

Bir vedanın bu kadar yarım, bir gidişin bu kadar ansızın olabileceğini keşke hiç öğrenmeseydik.

Kursağımızda kalan kelimeleri, söylenmemiş 'seni seviyorum'ları, sabah içilecek o yarım kalmış çayları tozlu yıkıntılara bıraktık.

Sadece evlerimizi değil; her köşesinde hatıramız olan sokaklarımızı, çocukluğumuzu ve kalbimizin yarısını o gece o soğukta defnettik.

Aradan geçen üç yıl, ne gidenleri geri getirdi ne de içimizdeki o koru söndürdü.

Aksu TV’de 6 Şubat’a Özel Canlı Yayın Saat 04.17’ye Kadar Sürecek
Aksu TV’de 6 Şubat’a Özel Canlı Yayın Saat 04.17’ye Kadar Sürecek
İçeriği Görüntüle

Mevsimler değişti ama Maraş’ın kalbindeki o dondurucu şubat hiç geçmedi.

Şimdi 6 Şubat, bizim için sadece bir matem günü değil; kaybettiğimiz her canın adını sonsuza dek yaşatma yeminimizdir.

Bu şehri yeniden kurarken, harcına sadece taş değil, omuzlarımızdaki bu koca vefayı kattık.

Toprağa emanet ettiğimiz canlarımızın hatırasına, yarım kalan her bir hikâyeye saygıyla...

Acımız ilk günkü gibi taze, sözümüz ise ilk günkü kadar keskin:

Sesinizi duyduk. Emanetinizi aldık.

Unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız!