Müfredat değişikliğinin önemli parametrelerinden birinin çocukların okullarda edindikleri bilgileri beceriye dönüştürebilmesi olduğunu söyleyen Tekin, öğrencilerin artık bilgiye erişme konusunda sıkıntı yaşamadığını ifade etti.
Yusuf Tekin, modelle öğretim programlarını bilgi vermekten ziyade bilgiyi gündelik hayatta kullanabilecekleri bir zemine kavuşturmaya çalıştıklarının altını çizerek, "Bu bizim uluslararası göstergelere ve uluslararası sisteme entegre olabilmemiz açısından mutlaka yapmamız gereken bir değişiklikti. Artık 1980'li, 1990'lı, 2000'li yılların başındaki dönemleri yaşamıyoruz. Bilgiyi elde eden çocuklar, bu bilgiyi nasıl kullanacaklarını toplumsal hayatta, iş hayatında, aile hayatında ne tür sorunların çözümünde kullanabileceklerini öğrenmezlerse eğitim öğretim tartışılır hale gelir, işlevsiz hale gelir. Buradan hareketle programlarımıza bir revizyon yapmaya çalıştık. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli buradan ortaya çıktı." diye konuştu.
Bu değişikliği yaparken ön plana çıkarmaları gereken hususların olduğuna dikkati çeken Tekin, bunlardan birinin toplum ve milleti bir arada tutan milli birliği ve beraberliği sağlayan geleneklerin, kültürün, tarihin ve medeniyet birikiminin göz önünde bulundurulması olduğunu vurguladı.