Kahramanmaraş’taki saldırının yankıları sürüyor
Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde bulunan Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen silahlı saldırı, Türkiye’yi derinden sarsarken olayla ilgili soruşturma tüm yönleriyle sürüyor.
Saldırının ardından gözaltına alınıp tutuklanan baba Uğur Mersinli’nin emniyette verdiği ifade ise dikkat çekici detaylar içerdi.
Psikoloğu uyardı: “Topluma uyum konusunda problem yaşayabilir”
Baba ifadesinde oğlunun psikolojik destek aldığını şu sözlerle anlattı:
"Oğlumun tipik ergenlik ve sınav sorunları, stresleri bulunmaktaydı. Oğlumu bu durum nedeniyle emniyetteki psikolog arkadaşlara götürdüm. Ancak emniyetteki psikolog arkadaşlar olumsuz bir durum olmadığını, oğlumun çok zeki olduğunu söylediler.
Yaklaşık 2 aydır da evimizin yakınında bulunan özel bir uzman psikoloğa İsa Aras’ı götürüyordum. Söz konusu psikolog ise oğlumun toplumla uyum noktasında problemi yaşayacağını, biraz takip edilmesi gerektiğini, ilerleyen zamanlarda psikiyatrik tedavi gerekebileceğini söyledi. En son 3 hafta önce psikoloğa gitmişti ancak son zamanlarda psikoloğa gitmekten kaçındı."
“Odada bilgisayarını gizlerdi”
Oğlunun davranışlarına dair önemli bir detayı paylaşan baba, şunları söyledi:
"Oğlum bilgisayar ve cep telefonunu İngilizce modda kullandığı için benim İngilizce bilmemem nedeniyle oğlumun cep telefonu ve bilgisayarda ne ile meşgul olduğunu takip edemedim. İsmini bilmemekle birlikte oğlum sık sık savaş oyunu oynadığını gördüm. Ben kendisine ne yaptığını sorduğumda ise bana 6 ya da 7 tarzında cevaplar vererek geçiştirdi, sağlıklı bir cevap alamadım.
Çocuğum sürekli bilgisayar ve cep telefonu ile meşgul olduğu için merak edip kontrol etmek istedim ancak oğlum bana şifreleri vermedi. Yani zararlı içeriklerden etkilenebileceğini düşünerek kontrol etmek istedim. Oğlum cep telefonu ve bilgisayarda oyun oynarken bir taraftan İngilizce konuşurdu ancak ben kendisini ne konuştuğunu anlamazdım. Oğlum interaktif (konuşmalı, çevrim içi) oyunlar oynardı. Odasına girdiğimde ise her şeyi kapatırdı, bize hiçbir şey göstermek istemezdi. Biz de bu nedenle bu zamana kadar olumsuz bir durumunu tespit edemedik."
"Silah merakı vardı"
Baba, oğlunun silaha ilgisinin son dönemde arttığını şöyle anlattı:
"Oğlum İsa’nın öncesinde silahlara merakı yoktu ancak yaklaşık 1 ay öncesinde bana arkadaşlarının silahla atış yaptığını, kendisine ne zaman atış yaptıracağımı sordu. Yine yaklaşık bir ay önce işten gelip kısa süreliğine silahı yatak odasında şifonyerin yanına bırakmıştım. Oğlumun silahı eline almaya yeltendiğini gördüm ve kendisine kızdım. Kendisinin silahlara meraklı olduğunu fark ettiğim için ben kendisine silah kültürümüzden bahsettim. Silahın namus olarak adlandırıldığından bahsettim.
Yine kendisine emekli olduğumda kendisine silahlardan bir tanesini bırakacağımı söyledim. Bu söylemdeki kastım oğlumun silaha karşı hevesini ötelemekti. İleride sicilin temiz olursa ve iyi bir okul okursan sana da silah alabiliriz diyerek kendisine umut sattım.
Ancak bunun üzerine oğlum bana Amerika’da herkesin silah alabildiğini, kendisinin ülkemizde kimlerin silah alabileceğini, taşıyabileceğini sordu. Oğlum arkadaşlarının silah ile ateş ettiklerini, benim de kendisine silah ile ateş ettirmemi söyledi."
Poligon detayı: “Birkaç el atış yaptırdım”
Saldırıdan kısa süre önce yaşananlar ise dikkat çekti:
"Ben de kendisine haftaya güneşli bir günde poligona atış yapmaya gideceğimi, kendisini de götürebileceğimi söyledim. Daha sonra bu hafta Pazartesi günü emniyetten poligona giderek kendim silah ile atış yaptım. Oğluma karşıdaki hedefi gösterdim. Silahın rastgele kullanılmayacağını, hedef alınarak atış yapılacağını söyledim. Ben de oğlum atış yaparken birkaç fotoğraf ve videosunu çektim.
Bundaki kastım hatıra olarak kalmasıydı ve hevesini kırmaktı. Fotoğrafları daha sonra WhatsApp üzerinden oğlum İsa’ya gönderdim. Emniyetten öğrendiğime göre oğlum söz konusu fotoğrafları arkadaşlarına göstermiş, arkadaşları hayretle karşılamış."
"Silahlar nasıl alındı “Bilmiyorum”
İfadenin en kritik bölümlerinden biri ise silahlarla ilgili oldu:
"Çocukların olduğunu ve oğlumun vefat ettiğini öğrenmiş oldum. Daha sonra savcı talimatıyla gözaltı işlemleri yapıldı. Oğlum İsa Aras’ın olay kapsamında kullandığı silahlar ve mermiler bana aittir. Benim kendime ait 7 tane taşıma ruhsatlı silahım vardır, iki tane de av tüfeğim vardır.
Oğlum İsa Aras olay yerine bana ait silahlardan 5 tanesini alıp götürmüş. Benim silahlarım yatak odamda muhafaza edilmektedir. Silahların ve mermilerin hepsi kilitli masa sandığı içerisindedir. Şarjörler silahlara takılı vaziyette bulunmaz.
Söz konusu masa sandıkları kendinden kilitli sandıklardır. İsa Aras sandıkları nasıl açtığını öğrenmiş ancak ben kendisinin yanında sandıkları açtığımı hatırlamıyorum. Sandıklar sürekli olarak kilitli vaziyettedir. Olay günü oğlum İsa Aras’ın sandıkları nasıl açtığını bilmiyorum. Oğlum İsa Aras söz konusu sandıkları nasıl açtığını internetten öğrenmiş olabilir."
“Yönlendirilmiş olabilir” değerlendirmesi
Baba, olayın arka planına ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Olay günü ve olaydan önce bir tartışmamız olmadı. Oğlumun dakikası dakikasını tutmazdı. Oğlumun duygu durumu sürekli değişkenlik gösterirdi. Oğlumun daha öncesinde rehber öğretmeni ile görüşmüştük. Oğlum sınavlardan düşük not aldığı zaman agresif hareketler sergilerdi ancak oğlumun öğretmenlerine ve öğrencilere karşı herhangi bir olumsuz hissiyatta bulunduğunu fark etmedim.
Hatta zaman zaman okulda sana zorbalık yapan seni hor gören arkadaş ya da öğretmen olup olmadığını sordum ancak kendisi bana hayır öyle bir şey yok dedi. Oğlumun zaten arkadaş çevresi çok kısıtlıydı.
Oğlumun yönlendirilmiş olabileceğini düşünüyorum."
Soruşturma derinleşiyor
Yetkililer, saldırının tüm yönlerini aydınlatmak için çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda dijital materyaller inceleme altına alınırken, sosyal medya ve oyun bağlantıları araştırılıyor ve silahların temini ile güvenlik ihlali değerlendiriliyor.
Olayın bireysel mi yoksa yönlendirme içerip içermediği ise soruşturmanın en kritik başlıkları arasında yer alıyor.