Aşk, intikam ve büyük hesaplaşmaların iç içe geçtiği hikâyede tansiyon her geçen bölüm daha da yükseliyor. Adil Koçari’nin, Şerif Furtuna’nın gözleri önünde Esme’nin elinden tutması, Furtuna cephesinde adeta kıyameti koparıyor. Öfkesine yenilen Şerif, Esme’yi konakta hapsederken, kızıyla görüşmesini de kesin bir dille yasaklıyor.

Bu gelişmeyle birlikte Esme konakta adeta esir hayatı yaşarken, Eleni ise Emniyet’te bir sorgu odasında kaderiyle baş başa kalıyor. Ayrı düşen üçlü, tüm baskılara ve engellere rağmen yeniden bir araya gelmenin yollarını arıyor.

Öte yandan Oruç, Eleni’nin ailesinden koparılmasının acısını derinden hissederken, genç kadının mesleğini kaybetme ihtimaliyle de yüzleşmek zorunda kalıyor. Amcasının, yengesini hapsedecek kadar ileri gittiğini öğrenmesi ise Oruç’u geri dönüşü olmayan bir yolun eşiğine sürüklüyor.

Furtuna Konağı’nda dengeler iyice karışmış durumda. Fadime ile İso, bir yanda konağa bir can daha vermemeye yemin eden Adil, diğer yanda ise Fadime’yi konağa gelin almaya kararlı Zarife arasında sıkışıp kalıyor. Eyüphan’ın Fadime’yi kaçırması ise olayların seyrini tamamen değiştiriyor. Kız alma sırasında yaşanan yüzleşmeler, hem Fadime’yi hem de Adil’i derinden sarsıyor.

Zoraki bir sükûnetle yapılan düğün, herkesin diken üstünde olduğu kırılgan bir barış ortamında gerçekleşiyor. Herkes patlamaya hazır bir bomba gibiyken, fitili ateşleyen isim beklenmedik şekilde Eleni oluyor. Bu hamle, konakta ve çevresinde taşların yerinden oynamasına neden olacak yeni bir fırtınanın habercisi oluyor.






