Dolandırıcıların en sık başvurduğu yöntemlerden biri, vatandaşların hesabına küçük ya da orta miktarda para gönderilmesiyle başlıyor. Kısa süre sonra iletişime geçen şüpheliler, paranın yanlışlıkla gönderildiğini iddia ederek farklı bir IBAN numarasına iade edilmesini talep ediyor. Ancak uzmanlara göre en kritik detay, parayı gönderen hesap ile iade edilmesi istenen hesabın farklı olması.
Bu durumda parayı iade eden kişi, farkında olmadan yasa dışı para transferine aracılık etmiş sayılıyor. 2026 yılı itibarıyla yürürlüğe giren düzenlemelerle birlikte bu tür işlemler, “nitelikli dolandırıcılık” ve “suç gelirlerinin aklanması” kapsamında değerlendiriliyor. Bu suçlardan yargılanan kişiler için 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası talep edilebiliyor.
Yetkililer, “bilmiyordum” ya da “iyi niyetle yaptım” gibi savunmaların artık cezai sorumluluğu ortadan kaldırmadığına dikkat çekiyor. Ayrıca bu suçların uzlaşma kapsamı dışında olması nedeniyle, sonradan yapılan para iadesi de hukuki süreci durdurmuyor.
Öte yandan sosyal medya üzerinden yayılan “IBAN kiralama” ilanları da tehlikenin boyutunu artırıyor. Günlük kazanç vaadiyle banka hesaplarını kiralayan kişiler, dolandırıcılık ve yasa dışı bahis gelirlerinin aktarımında kullanılıyor. Bu yönteme dahil olanların sayısında ciddi artış yaşanırken, adli makamların iş yükü de giderek büyüyor.
Uzmanlar, vatandaşların tanımadıkları kişilerden gelen para transferlerine karşı dikkatli olmaları, bu tür durumlarda bankalarıyla iletişime geçmeleri ve kesinlikle farklı hesaplara para göndermemeleri gerektiği konusunda uyarıyor.