Dünyanın en önemli diplomatik buluşmalarından biri olan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, ABD'nin New York kentinde küresel liderleri bir araya getirdi. BM üyesi ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarının katıldığı dev zirvede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 16. kez kürsüye çıkarak tarihi konuşmasını gerçekleştirdi.

Erdoğan, konuşmasının ardından yürüttüğü yoğun diplomasi trafiği kapsamında ABD Başkanı Donald Trump’ın Körfez ülke liderleriyle gerçekleştirdiği kritik İran Zirvesi’ne katıldı.

Trump Konuşmasına Erdoğan’ı Överek Başladı

İran Zirvesi için kameraların karşısına geçen ABD Başkanı Donald Trump, yapacağı açılış konuşmasına salonda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a övgüler dizerek başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile olan samimi ilişkisine ve liderlik tarzına vurgu yapan Trump, dikkat çeken ifadeler kullandı.

Trump, salondaki liderlere seslenerek, “Çetin cevizdir, onunla uğraşmaya gelmez, zordur. Harika bir adamdır, değil mi? Dostum benim.” sözleriyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’a olan takdirini dile getirdi.

6Ab2Dc0Fe00D5122 W1200Xh800

Bakan Gürlek Açıkladı: Turgutlu'daki Saldırıda Failin Anne, Baba ve Dedesi Gözaltına Alındı!
Bakan Gürlek Açıkladı: Turgutlu'daki Saldırıda Failin Anne, Baba ve Dedesi Gözaltına Alındı!
İçeriği Görüntüle

"İran Artık Orta Doğu'nun Zorbası Değil"

Konuşmasının devamında zirvenin ana gündem maddesi olan İran konusuna değinen ABD Başkanı Trump, bölgedeki güvenlik durumuna dikkat çekti.

İran’ın geçmişteki eylemlerini hatırlatan Trump, “İran'ın terör saldırıları gerçekleştirdiğini biliyoruz. Orta Doğu'nun enerji altyapısına zarar vereceklerdi. İran'a Orta Doğu'nun zorbası diyorlardı. Ancak artık değiller.” değerlendirmesinde bulundu.

İran’a Açık Tehdit: "Ya Anlaşma Ya da Çok Hızlı Bir Bitiş"

İran ile yürütülen diplomatik temaslara ilişkin de bilgi veren Trump, Steve ve Jared’ın İranlı arabulucularla çok verimli bir görüşme gerçekleştirdiğini belirterek sürecin kritik bir aşamada olduğunu söyledi. Anlaşma için ciddi bir ivme yakalandığını kaydeden Trump, sözlerini şu sert uyarılarla tamamladı:

“Umarım doğru olanı, çok geç olmadan hızlıca yaparlar. Biliyorsunuz, öyle bir an gelecek ki artık bir ulus olarak hayatta kalmalarına şansımız kalmayacak. Ya bir anlaşma yapacağız ya da bu iş çok, çok hızlı bitecek. Başın dönecek kadar hızlı bitecek.”