6 Şubat Depremleri: Cumhuriyet Tarihinin En Büyük Afeti

6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş’ın Pazarcık (7,7) ve Elbistan (7,6) ilçelerinde meydana gelen iki büyük deprem, 18 ili doğrudan etkileyerek Türkiye tarihinin en yıkıcı afetlerinden biri oldu. Aynı ay içinde Hatay Yayladağı merkezli 6,4 büyüklüğündeki depremle sarsıntılar devam etti.

Resmî verilere göre can kaybı 50 binin üzerine çıktı. Böylece bu felaket, 1939 Erzincan Depremi’ni geride bırakarak en fazla can kaybının yaşandığı afet olarak kayıtlara geçti.

455 Bin Konut Teslim Edildi

Depremlerin ardından Kahramanmaraş başta olmak üzere Hatay, Malatya, Adıyaman ve Osmaniye’de olağanüstü bir yeniden inşa süreci başlatıldı. TOKİ öncülüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında:

Kahramanmaraş'ta zehir tacirlerine narkotik darbesi
Kahramanmaraş'ta zehir tacirlerine narkotik darbesi
İçeriği Görüntüle
  • 3 yıl içinde 455 bin konut tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildi

  • Sadece konutlar değil; okullar, sağlık tesisleri, altyapı ve sosyal alanlar da yeniden inşa edildi

  • Ekonomik hayatın ve toplumsal psikolojinin toparlanması için çok sayıda destek programı devreye alındı

Deprem Bölgesinde Nüfus Geriledi

TÜİK’in son verileri, depremden en fazla etkilenen 5 ilde nüfus hareketliliğini net biçimde ortaya koyuyor. 2022–2025 karşılaştırmasına göre tablo şöyle:

İl 2022 Nüfusu 2025 Nüfusu Değişim
Kahramanmaraş 1.177.436 1.146.278 -31.158
Hatay 1.686.043 1.577.531 -108.512
Malatya 812.580 755.854 -56.726
Adıyaman 635.169 617.821 -17.348
Osmaniye 559.405 564.123 +4.718

Rakamlar Ne Anlatıyor?

  • Depremden en çok etkilenen 5 ilde toplam göç: 209 bin 26 kişi

  • En büyük nüfus kaybı Hatay’da yaşandı

  • Osmaniye, bu süreçte nüfusunu artıran tek il oldu

  • 2024–2025 arasında kısmi nüfus artışı görülse de, deprem öncesi seviyelere henüz ulaşılamadı

Genel Değerlendirme

Üç yılın sonunda deprem bölgesinde fiziki yeniden inşa büyük ölçüde tamamlanmış olsa da, nüfus kaybı ve sosyal toparlanma süreci hâlâ dikkatle izleniyor. Veriler, konut üretimindeki hızın yüksek olduğunu ancak kalıcı geri dönüşlerin zaman aldığını ortaya koyuyor.

6 Şubat depremleri, Türkiye için yalnızca bir afet değil; aynı zamanda uzun vadeli demografik, ekonomik ve sosyal dönüşüm süreci olarak tarihteki yerini koruyor.