Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi bilgisayar mühendisliği bölümünden her yıl yaklaşık 80 mezun çıkıyor.

Bu mezunların kaçı Kahramanmaraş'ta kalıyor? Saha gözlemlerime göre 10'u geçmiyor. Geri kalanı İstanbul'a, Ankara'ya, bazıları doğrudan yurt dışına gidiyor.

Aynı anda Kahramanmaraş'taki işletmeler "yazılımcı bulamıyoruz" diyor. Sanayi bölgesindeki fabrikalar otomasyon uzmanı arıyor, perakendeciler e-ticaret yöneticisi arıyor, hizmet sektörü sosyal medya bilen eleman arıyor. Bulamıyorlar.

Neden? Çünkü dijital yetenek, para ve anlam neredeyse oraya gidiyor.

Remote çalışma platformu Turing'in 2025 raporuna göre, Türkiye'den uzaktan çalışan yazılım geliştiricilerin ortalama yıllık geliri 85.000 dolar. Kıdemli pozisyonlarda bu rakam 150.000 doları aşıyor. Silicon Valley'deki şirketlere çalışan Türk geliştiriciler 300.000 ila 400.000 dolar aralığında maaş alabiliyor.

Aynı kişinin Kahramanmaraş'taki bir KOBİ'den alabileceği maaş, aylık 25.000 ila 40.000 TL. Yıllık bazda 10.000 ila 15.000 dolar. Fark 10 kat.

Bu durumda "dijital yetenek neden Kahramanmaraş'ta kalmıyor?" sorusunun cevabı açık gibi görünüyor. Ama mesele sadece para değil.

Yazılımcılar ve dijital profesyoneller maaş kadar iş ortamına, probleme ve büyüme fırsatına bakıyor. Bir yazılımcı dünya çapında kullanılan bir ürün üzerinde çalışmak istiyor. Bir veri analisti karmaşık veri setleriyle uğraşmak istiyor. Bir UX tasarımcı milyonlarca kullanıcının deneyimini şekillendirmek istiyor.

Yerel bir KOBİ bu ölçeği sunamıyor. Ama sunabileceği başka şeyler var.

Birincisi: gerçek problemler. Kahramanmaraş'ın sanayi altyapısı, tarım sektörü, tekstil üretimi, gıda işleme tesisleri, otomasyon ve dijitalleşme açısından çözülmeyi bekleyen gerçek problemlerle dolu. Bir genç mühendis için "fabrikadaki üretim hattını dijitalleştir" görevi, doğru sunulursa çekici olabilir.

İkincisi: hibrit modeller. Yerel işletmelerin tam zamanlı yazılımcı istihdam etmesi yerine, yarı zamanlı veya proje bazlı dijital yetenek kullanması mantıklı olabilir. Üniversite öğrencileriyle staj programları, yerel yazılım kooperatifleri, dijital beceri atölyeleri gibi modeller denenebilir.

Üçüncüsü: anlam faktörü. "Memleketime katkı sağlıyorum" motivasyonu gerçek bir çekici güç. Ama bu motivasyonun çalışması için, işletmelerin dijital yeteneklere "gel bilgisayarı kur" değil, "gel bu sorunu birlikte çözelim" demesi gerekiyor.

Beyin göçü sadece ülkeler arasında yaşanmıyor. Anadolu şehirlerinden büyükşehirlere akan sessiz bir dijital beyin göçü var. Ve bu göç, yerel ekonomilerin dijitalleşme hızını yavaşlatıyor.

Çözüm, yetenekleri zorla tutmak değil. Onlara burada anlamlı problemler sunmak. Yeteneğin gitme sebebi sadece maaş değil. Sebebi, ona burada anlamlı bir problem verememen.